• This is default featured slide 1 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 2 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 3 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 4 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 5 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

McDonald's, “BIG MAC” marka tescilini Avrupa'da kaybedebilir



İrlandalı fast-food zinciri Supermac’s, McDonalds’ın Avrupa Birliği (AB) marka tescili “BIG MAC”ı iptali yolunda önemli bir başarı elde etti.

İptale giden yol McDonald's'ın, Supermac’s’ın AB marka başvurusuna itiraz etmesiyle başladı. Savunma olarak Supermac’s, McDonalds’ın itirazına gerekçe olarak gösterdiği "BIG MAC" markasını AB’de tescilinden itibaren tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından 5 yıl boyunca aralıksız olarak ciddi bir şekilde kullandığını ispatlamasını talep etti.

BIG MAC markası 29, 30 ve 42. sınıflardaki mal ve hizmetler için tescil edilmişti. McDonald's, BIG MAC markasını, İngiltere, Almanya ve Fransa da dahil olmak üzere AB Üye Devletlerinde kullandığını gösteren şu delilleri sundu:

  • Big Mac sandviçlerinin satış rakamlarına ilişkin olarak McDonalds’ın temsilcileri tarafından imzalanan beyanlar,
  • Big Mac sandviçleri ile ilgili tanıtım broşürleri ve ambalaj broşürleri ve çıktıları,
  • McDonalds’ın Avrupa’daki web sitelerinden çıktılar,
  • Big Mac Hamburger ile ilgili Wikipedia'dan bir çıktı.
Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) İptal Bölümü, sunulan kanıtların ilgili dönemde ticari markanın ciddi bir şekilde kullanıldığını kanıtlamada yetersiz olduklarına karar verdi. Kararında şu ifadelere yer verdi:
Sunulan kanıtlar bir bütün olarak dikkate alındığında, belgelerin Avrupa Birliği Markası (EUTM) ile işaretli olan ürünlerin gerçek satış için teklif edildiğine dair kesin bir bilgi vermediği sonucuna varılmıştır; zira, online veya fiziksel olarak herhangi bir ticari işlemin yapıldığına dair bir teyit edici belge bulunmamaktadır. Diğerlerinin yanı sıra, kanıtlar, iddia edilen satış ve ciro rakamlarını desteklemek için yeterince ayrıntı vermekte başarısız olmuşlardır. Bu nedenle, iptal başvurusu onanmıştır.
Bu vaka, çok büyük şirketlerin dahi bir tescilin geçerliliğini destekleyebilecek kullanımın ciddi olduğuna yönelik yeterli derecede kaliteli delilleri dosyalamaları gereğini gösteriyor.

McDonald’s BIG MAC için yeni bir başvuruyu yaparak, tescil elde etti. Bununla beraber, 1996 yılından bu yana tescilli markasını kaybetmiş olması dünyanın en büyük fast-food şirketine önemli bir darbe olarak görülüyor. McDonald’s çok büyük olasılıkla EUIPO Temyiz Kurulunda temyiz başvurusunda bulunuarak marka tescilini savunmaya devam edecek.
Share:

EPO Temyiz Kurulu kararı: Bitki ve hayvan yetiştirme buluşları patent alabilir mi?



Avrupa Patent Ofisi Teknik Temyiz Kurulu 5 Aralık tarihinde bitki ve hayvan yetiştirmeye yönelik patent istemlerinin reddi için kullanılan Avrupa Sözleşmesi (EPC)'nin uygulanmasına dair yönetmelik maddesinin (28(2)) EPC’nin 53(b) maddesine aykırı olduğuna karar verdi. Karar bu türden istemlere patent verilmesini önleyen bir kuralın ortadan kalkması anlamına geliyor. Bu kararın teyidiyle yetiştirmesi biyolojik işlem içeren bir ürünün patentlenmesi mümkün hale gelebilecek.

Avrupa’da bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine yönelik esas olarak biyolojik işlemler EPC’nin 53(b) maddesi kapsamında patentlenebilir sayılmıyorlar. Bu yasağın kapsamı ve etkisi, 20 yıldan fazla süredir tartışmalı durumda ve EPO’nun Genişletilmiş Temyiz Kurulu yıllar içinde bu konuyu açıklağa kavuşturmayı amaçlayan birkaç karar aldı. Bunların en önemlisi 2015 yılında verilen “Brokoli ve Domatesler II” adlı karardı. Kararda “esasen bitkilerin üretimi için biyolojik süreçler Madde 53 (b)'ye göre patentlenemez olmakla birlikte, bu süreçlerden çıkan ürünlerin onları üretmek için kullanılan sürecin patent verilemez olması nedeniyle patente uygun olmadıkları söylenemez” denmişti. Bu kararla, yenilik ve buluş basamağı gibi patent verilebilirlik koşullarının sağlanması kaydıyla, biyoteknolojik araçların aksine, “geleneksel” yetiştirme ile elde edilen bitkilerin veya hayvanların patentlenebilir oldukları kabul edilmişti.

Bu karar bitki yetiştiricilerinin ve bunlardan etkilenen bazı Avrupa ulusal hükümetlerinin tepkisini çekmişti. Kararı takiben, yetiştirme amaçlı bitki genomuna erişim konusunda endişelenen bitki yetiştiricileri Avrupa Birliği nezdinde değişim için lobi faaliyetinde bulunmuş ve bunun sonucunda Avrupa Komisyonu 2016’da bir genelge yayınlamış ve bu genelgeyle uyumlu olarak Avrupa Patent Ofisi İdare Konseyi (her ne kadar AB organı olmasa da) 28(2) maddesini (“Esas olarak biyolojik bir süreçle münhasıran elde edilen bitkiler veya hayvanlar için Avrupa patentleri verilemez”) 2017 yılında uygulama yönetmeliğine eklemişti. Bu değişiklik CRISPR/Cas teknolojisi gibi yeni yetiştirme teknikleri (NBT'ler) de dahil olmak üzere biyoteknolojik araçlarla elde edilen bitkileri etkilememekle birlikte, yetiştirme yoluyla elde edilen bir bitkinin patent elde etmesini neredeyse imkansız hale getirmişti. O tarihten bu yana da söz konusu yönetmelik değişikliği tartışma konusu olmuştu.

EPO’nun Teknik Temyiz Kurulu’nun 28(2) maddesinin EPC’ye aykırılık nedeniyle iptal etmesi yetiştirme ile elde edilen bitkilerin belirli şartları altında patentlenebilir olmasını mümkün kılan “Brokoli ve Domatesler II” kararlarını tekrardan uygulanabilir kılması bakımından önemli görülüyor. Ancak kararın sonuçlarının tam olarak ne olacağını şimdiden söylemek zor; zira EPO’nun uygulamaları ve bitki yetiştiricilerinin bu karar karşısındaki lobi faaliyetleri bir süreliğine daha konuyu tartışmalı kılacağa benziyor.
Share:

MIT, Google, Cisco ve USPTO kaliteli patentler için Önceki Teknik Arşivi oluşturdu




MIT, Google, Cisco and Amerika Birleşik Devletleri Patent Ofisi (USPTO) Prior Art Archive (Önceki Teknik Arşivi) adıyla yeni bir veri bankası oluşturdular. Veri bankasını MIT barındıracak. Arşiv sayesinde patent başvuru sahipleri önceki teknik dokümanlara, teknik bilgi ve materyale kolaylıkla ulaşma imkânına sahip olacaklar.

Önceki Teknik Arşivi, bulunması zor olan teknik materyallerin herkes tarafından sisteme yüklenmesine ve kolaylıkla araştırılmalarına olanak veren yeni ve erişime açık sistem olarak tanımlanıyor.



MIT, yeni arşive olan ihtiyacı şu sözlerle ifade etti: “Patent inceleme süreçlerinde eski ve modası geçmiş teknolojilere patent verilmesine son verilmesi gerekiyor. Maalesef teknolojinin eski olması patent inceleme uzmanları tarafından tespitinin kolay olacağı anlamına gelmiyor. Özellikle, bilgisayar teknolojisi alanında birçok önceki teknik araştırılabilir olmayan eski kullanım kılavuzu ve dokümantasyonu ve web sitesi şeklindedir."

Google da bu yeni patent arşiv sistemini Google Patentler Direktörü Mike Lee imzasıyla yayınlanan "Bir önceki teknik arşivi oluşturmak için bir araya gelmek" başlıklı blog yazısında detaylandırdı. Bildirimde şu ifadelere yer verildi: “Önceki Teknik Arşivi’nde Google Patents aracılığıyla araştırma yapılabilir. Arşivdeki tüm belgeler Google’ın makine tabanlı öğrenim modelleri kullanılarak İşbirliğine Dayalı Patent Sınıflandırma (Cooperative Patent Classification) kodları ile etiketleniyor. Etiketler, en alakalı teknik materyalin daha kolay bulunmasına yardımcı olmak için Google Patents'te kullanıma sunduğumuz bir özellik. Şirketlerin patent almak istemedikleri teknik bilgileri ücretsiz olarak yayınlayabilecekleri, kamunun ve inceleme uzmanlarının erişimine açık TDCommons internet sitesini de yakın zamanda hayata geçirdik”

Google blog yazısında ayrıca yapay zeka ve makine tabanlı öğrenme kullanarak önceki teknik araştırmasını ileri bir seviyeye taşıdıklarını ve patent kalitesini ve patent sistemini güçlendirecek teknolojileri iyileştirmeye ve geliştirmeye devam edeceklerini özellikle vurgulayarak, son zamanlarda uygulamaya koydukları patentlerle ilgili geniş veri kümelerini bir araya getiren "Google Patents Public Datasets" adlı veri analizi uygulamasını hatırlattı.
Share:

TÜRKPATENT bazı işlem ücretlerinde %40'a varan indirim yaptı

Türk Patent ve Marka Kurumu Yerleşkesi
Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) bazı işlem ücretlerinde %40'a varan indirim yaptığını açıkladı. Yeni ücretler 05.09.2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlandı.

İndirim patent başvuru ücreti, patent tescil ücreti, devir kayıt ücreti, 1 ila 10 uncu yıllar arasındaki patent yenileme ücretleri, marka başvuru ücreti, marka tescil ücreti, marka yenileme ücreti, tasarım başvuru ücreti, tasarım yenileme ücretlerini kapsıyor.

İndirim kararı geçen ay Türk lirasının aşırı değer kaybına uğramasından ileri geliyor. Türk Lirası ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'den ithal edilen alüminyum ve çeliğe uygulanacak gümrük tarifelerini 2 katına çıkardığını Twitter'dan duyurması, Türk Lirasının Dolar karşısında aşırı değer kaybetmesine neden olmuştu.

TÜRKPATENT yapmış olduğu indirimle işletmelerin patent, marka ve tasarım tescil işlemlerindeki maliyetlerini azaltarak, tescil haklarını elde etme çabalarını desteklemeyi ve mevcut tescil haklarını sürdürmelerini amaçlıyor.

Ücret Tebliği için tıklayınız.
Share:

Nestlé "KitKat" Davasını Temyizde Kaybetti


Avrupa Birliği Adalet Divanı, “KitKat” davasıyla ilgili kararını verdi. Kararla Nestlé (KitKat'ın üreticisi) çikolatalı gofret şekli üzerindeki marka haklarını kaybetti.

Karar Nestlé'nin KitKat şekil markasının AB çapında ayırt edicilik elde ettiğine dair yeterli kanıt sunamamasına dayanıyor. Nestlé, tüm üye devletlerden sadece bazıları için kanıt sunabilmişti. Nestlé tüm üye devletlerde gofret şeklinin ayırt edicilik kazandığına dair kanıtlar sunabilseydi, şekil markası üzerindeki haklarını koruyabilecekti.

Davanın Geçmişi

KitKat vs. Kvikk Lunsj

Nestlé, 1935 yılından beri üretimini ve satışını yaptığı çikolatalı gofreti KitKat'ın şekli (dört çubuklu çikolata şekli) için 2006 yılında "Avrupa Birliği marka tescili" elde etmişti. Norveç'de "Kvikk Lunsj" markalı dört çubuklu çikolatanın 1937 yılından beri üreticisi olan rakip çikolata ve şekerleme şirketi Mondelēz, KitKat'ın dört çubuklu şeklinin ayırt edici olmadığı gerekçesiyle hükümsüz kılanması talebinde bulundu. Bu hükümsüzlük talebine konu davanın sonuca bağlanması tam 11 yıl aldı.

Dava ilk olarak,  Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) tarafından ele alındı ve EUIPO markanın ayırt edici olduğuna karar verdi. Mondelēz bu kararı AB Genel Mahkemesinde temyize götürdü. Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, çikolatalı gofret şeklinin AB’nin tümünde değil, sadece belirli bir bölümünde ayırt edicilik kazandığının ispatlandığını gerekçe göstererek temyizi kabul etti ve markanın hükümsüzlüğüne karar verdi.  

Nestlé, tüm AB ülkelerinde bir işaretin ayırt edici olması gerekliliğinin tek pazar ve Avrupa Birliği markası fikriyle çeliştiğini ifade ederek Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD)’nda temyiz başvurusunda bulundu. ABAD vermiş olduğu kararda, Genel Mahkemenin “özünde (inherent) ayırt edici olarak kabul edilmeyen bir işaret AB'de ayırt edicilik kazandıysa AB markası olarak tescil edilebilir” hükmünü doğru buldu. Nestlé’nin çikolatalı gofret şeklinin AB’ye üye tüm üye ülkelerde ayırt edicilik kazandığına dair yeterli kanıt sunamaması davayı kaybetmesine neden oldu.

ABAD, her bir üye devlet için ayırt edici karaktere elde etmiş işarete ilişkin kanıt sunulması gerekmese de, işaretin özünde (inherent) ayırt edici bir karaktere sahip olmadığı tüm üye devletlerin hepsinde genel olarak ayırt edicilik göstermesi gerektiğini ortaya koydu. Bazı mallar veya hizmetler için, üye devletler aynı dağıtım ağında birlikte gruplandırılabilir ve bu üye devletler bir ulusal pazarmış gibi değerlendirilebilir.

Yorum

Bu karar dikkate alındığında, kazanılmış ayırt ediciliği kanıtlarken, Mahkemede doğru delillerin ortaya koyulması hayati derecede önem arz ediyor. Nestlé, 10 AB ülkesine ilişkin delil sunmakla beraber, bu deliller, ABAD tarafından, tüm ilgili AB ülkelerinde ispat yükümlülüğünü karşılar nitelikte görülmedi. ABAD’a göre, kazanılmış ayırt ediciliğin kanıtlanması dünya çapında ortaya koyulabilir, ancak kanıtlar üye ülkeyi, hatta birini dahi kapsamıyorsa, yeterli kanıt olarak kabul edilmeyecektir.

ABAD'ın basın açıklaması - https://curia.europa.eu/jcms/upload/docs/application/pdf/2018-07/cp180116en.pdf
Share:

WIPO "İşbirliğine Dayalı Araştırma ve İnceleme" pilot programını uygulamaya başladı

WIPO Binası - İsviçre - Cenevre

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO), 1 Temmuz itibariyle İşbirliğine Dayalı Araştırma ve İnceleme (Collaborative Search and Examination - CS & E) adlı bir pilot programı hayata geçirdi.

Pilot program sayesinde başvuru sahipleri kısaca "IP5" olarak adlandırılan beş büyük uluslararası patent ofisi ((Amerika Birleşik Devletleri Patent ve Marka Ofisi (USPTO), Avrupa Patent Ofisi (EPO), Çin Patent Ofisi (SIPO), Japonya Patent Ofisi (JPO) ve Kore Fikri Mülkiyet Ofisi (KIPO)) tarafından başvurularının ortaklaşa araştırılmasını talep edebilecekler.

PCT kapsamındaki CS & E programı farklı bölgelerdeki ve farklı dillerle çalışan uluslararası otoritelerdeki araştırma ve inceleme uzmanlarının PCT Bölüm I kapsamında bir uluslararası başvuruya ilişkin ortaklaşa bir uluslararası araştırma raporu ve yazılı görüşü hazırlamak amacıyla işbirliği yapmaları anlamına geliyor.

Programla,  PCT başvurusu sahiplerinin patent başvuru sürecinin henüz başında buluşlarının patentlenebilirliğine ilişkin daha küresel ve bütüncül bir görüş elde etmeleri hedefleniyor.

Pilot programda, Patent İşbirliği Anlaşması (PCT)’nın 35. maddesi kapsamında yetkili Uluslararası Araştırma Otoritesi olarak görev yapan IP5 ofisinden inceleme uzmanı (“ana inceleme uzmanı”) belirli bir uluslararası başvuru için - herhangi bir uluslararası başvuruda olduğu gibi - araştırmayı ve incelemeyi yapacak ve geçici bir uluslararası araştırma raporu ve yazılı görüşü (provisional international search report and written opinion) düzenleyecek.


Bu geçici araştırma raporu, Uluslararası Araştırma Otoritesi yetkisine haiz diğer katılımcı IP5 ofislerinden eş inceleme uzmanlarına (“peer examiners”) iletilecek. Eş inceleme uzmanları, geçici uluslararası araştırma raporunu ve yazılı görüşünü dikkate alarak, ana inceleme uzmanına katkıda bulunacaklar. Nihai uluslararası araştırma raporu ve yazılı görüşü, eş inceleme uzmanlarının katkıları dikkate alınarak, ana inceleme uzmanı tarafından düzenlenecek.

Pilot projeye katılmak isteyen başvuru sahiplerinin, standart bir katılım formu kullanarak ve uluslararası başvuru ile birlikte IP5 ofislerinden birinin kabul Ofisine veya Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO)’nün Uluslararası Bürosuna müracaat etmeleri gerekiyor. Program kapsamındaki araştırma ücreti standart araştırma ücretleri ile aynı olacak. Ancak pilot uygulama sonrasında CS&E’nin standart bir ürün olması halinde başvuru sahiplerinin “CS&E ücreti” ödemeleri gerekecek.

Türkiye'den yapılacak PCT başvurularında, başvuru sahipleri Avrupa Patent Ofisi (EPO)'ni araştırma ve inceleme otoritesi seçerek programda faydalanabilecekler. 

Katılım formu www.wipo.int/pct/en/filing/cse.html  adresinde IP5 ofislerinin tüm resmi dillerinde sunuluyor.

Share:

Macaristan Anayasa Mahkemesi: “Birleşik Patent Mahkemesi Anlaşması onaylanamaz”

Macaristan Parlamentosu Gece Görünümü - Budapeşte
Macaristan Anayasa Mahkemesi, Macar Anayasasında onay için uygun bir mekanizma bulunmadığından kısa adı UPCA olan Birleşik Patent Mahkemesi Anlaşması'nın onayının mümkün olmadığına karar verdi.

Hükümet adına Macaristan Adalet Bakanı, UPCA'nın Macaristan Anayasası ile uyumlu olup olmadığı ve uygun mekanizma içerip içermediği konusunda 18 Temmuz 2017 tarihinde Macar Anayasa Mahkemesi'nin görüşünü almak için başvuruda bulunmuştu (No: X / 01514/2017).

Mahkeme 26 Haziran 2018 tarihinde anlaşmanın onayı için uygun bir mekanizmanın olmadığına karar verdi. Bu kararla Macaristan’ın Anlaşmayı onaylayabilmesi için Anayasayı değiştirmesi gerekiyor. Bu nedenle, Macaristan’ın Anlaşmaya  katılımının gecikeceği belirtiliyor.

Şimdiye kadar, 16 üye devlet UPCA'yı onaylamıştı. Anlaşmanın onayında büyük sorun Almanya tarafında yaşanıyor. UPCA'nın onayına karşı Alman Federal Anayasa Mahkemesi (FCC) nezdinde geçen yıl bir anayasal şikâyette bulunulmuştu. FCC'nin davayı ne zaman karara bağlayacağı şuan için belli değil, ancak bu yılın ikinci yarısında karar vermesi bekleniyor. FCC’ye yapılan şikâyet dilekçesinde UPCA'nın onaylanması için her iki mecliste de üçte iki çoğunluğun sağlanması gerektiği, UPCA'nın onaylanmasının Almanya'nın egemenlik haklarını AB'ye gayri meşru bir şekilde devretmesi anlamına geldiği ve UPC yargıçlarının bağımsız olmadığı ileri sürülmüştü.

Almanya’daki şikâyet Birleşik Patent sistemi için Macaristan’daki durumdan çok daha büyük bir tehdit oluşturuyor.  Aleyhte bir karar Birleşik Patent sisteminin yürürlüğe girmesini geciktirebilir; hatta Anlaşmanın tamamen suya düşmesine neden olabilir. Anlaşma metnine göre UPC sisteminin hayata geçirilmesi için Almanya’nın sisteme mutlaka katılımı gerekiyor.

Diğer yandan, FCC'nin kararına kadar Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden ayrılması ihtimali de başka bir risk oluşturuyor. Böyle bir durumda, Birleşik Krallık Birleşik Patent sistemine üye olamayacak ve Anlaşma ile ilgili daha fazla belirsizlik ortamı oluşacak.
Share:

Popüler Yayınlar

KATEGORİ

Etiketler

Son Yazılar

İLETİŞİM FORMU

Ad

E-posta *

Mesaj *