• This is default featured slide 1 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 2 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 3 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 4 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 5 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

Zorunlu Lisans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zorunlu Lisans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Alman Yargıtayı'ndan zorunlu lisans konusunda dikkat çekici karar

Almanya Federal Adalet Mahkemesi Binası (Almanya Yargıtayı)


Almanya Federal Adalet Mahkemesi ("FJC" - Almanya Yargıtayı) 4 Haziran 2019 tarihli bir kararında kolestrol düşüren bir ilaç için zorunlu lisans başvurusunu reddetti. Bu, Federal Adalet Mahkemesinin zorunlu lisans ile ilgili tarihindeki ikinci kararı olma niteliğini taşıyor. 2017'deki önceki ilk vakada mahkeme bir HIV ilacı ile ilgili zorunlu lisans vermişti. Bu kararında ise mahkeme zorunlu lisans talebini reddetti.

Zorunlu lisans talebinde bulunanlar, Almanya'da aktif madde alirocumab içeren tıbbi ürün "Praluent"'in satışını yapıyorlar. Bir protein (PCSK9) ile ilgili olan madde, kandaki LDL kolesterol seviyesini azaltması ile biliniyor. Diğer yandan, zorunlu lisans talebine konu patentin sahibi davalı PCSK9 proteinine karşı yönlendirilen Evolocumab antikorunu içeren "Repatha" adlı bir ilacın satışını yapıyor.

Davalının zorunlu lisans talep edenlere karşı patent haklarını ihlal ettiği iddiasıyla dava açmasını takiben, zorunlu lisans talebinde bulunanlar karşı eylem olarak Federal Patent Mahkemesinde zorunlu lisans verilmesi için talepte bulundular.

Federal Patent Mahkemesi zorunlu lisansa talebini reddetti, Alman Federal Yüksek Mahkemesinin onuncu dairesince söz konusu karar ayrıca onandı. Federal Patent Mahkemesi, zorunlu lisans talebinde bulunanların, patent için sözleşmeye bağlı lisans vermek için makul bir süre zarfında yeterli çaba göstermediği görüşüne kararında yer verdi.

Zorunlu lisans talebinde bulunanlar çok geç bir tarihte lisans için isteklerini belirttiler ve çok düşük oranda bir lisans ücreti teklif ettiler, davalının cevabına karşı herhangi bir tepkide bulunmadılar ve davalıya temyiz devam ederken sadece mektuplar göndermekle yetindiler (bu arada patent itiraz işlemleri esnasında değiştirilerek devamı sağlandı).

Mahkeme Praluanet’ın Rapatha ilacı ile karşılaştırıldığında dikkate değer ölçüde tedavi yararı sağladığına yönelik bir durum görmedi. Mahkemede her iki ilacın da aynı etki mekanizmasına dayandığı ve aynı farmakolojik etkiyi sağladığı görüşü ağır bastı. Ayrıca, Federal Yüksek Mahkemesi, Praluent'in tatbikinin, bu madde ile tedavi edilen hiperkolesterolemi hastalarının ölüm oranını düşürdüğüne ikna olmadı. Zorunlu lisans talebinde bulunanlar bunu ispatlamak için bir çalışma sunsalar da, sonuçların - yerleşik biyoistatistik prensiplere göre - rastgele de olabileceği kabul edildi. 

Temel olarak, FCJ'nin zorunlu lisans için ilk kez onay verdiği kararıyla karşılaştırıldığında (11 Temmuz 2017 Kararı - X ZB 2/17) bu karar farklılık gösteriyor. Önceki kararında mahkeme, HIV ilacının daha fazla dağıtımına karar vermek zorunda kaldı. Her HIV veya AIDS hastasının her zaman tartışmalı ilaçla tedavi edilmesi gerekmese de, tedavinin güvenliğini ve kalitesini korumak için söz konusu ilaca ihtiyaç duyan hasta grupları bulunuyordu. Bu gruplar arasında özellikle bebekler, 12 yaşın altındaki çocuklar, gebe kadınlar, enfeksiyon riski nedeniyle profilaktik tedaviye ihtiyaç duyanlar ve tartışmalı ilaçla tedavi gören ve başka bir ilaca geçiş yapıldığında ciddi yan etkiler ve etkileşimler yaşayacak hasatlar bulunuyordu. Bu nedenle, 2017 yılı kararında zorunlu lisans verilmesi için kamu yararı söz konusuydu.

Ayrıca zorunlu lisans talebinde bulunanların davranışlarında da, lisans talebini zamanında talep etmedikleri için de bir fark olduğu gözlemlendi. Ancak, FCJ davaya ilişkin yaptığı basın açıklamasında bu noktayı özel olarak vurgulamadı.

FCJ'nin zorunlu bir lisans vermenin gerekliliklerini daha da netleştirip açıklamasının ilginç olacağı ifade ediliyor. 
Share:

Avrupa Patent Ofisi üye ülkelerdeki zorunlu lisans uygulamalarına yönelik bir rapor yayınladı

Avrupa Patent Ofisi Binası, Münih

Avrupa Patent Ofisi (EPO), zorunlu lisansların verilmesi ile ilgili üye ülkelerin kanun ve prosedürlerindeki farklılıkları ayrıntılandıran “Avrupa'da zorunlu lisanslama: Ülkelere göre genel bakış” başlığıyla bir rapor yayınladı.

Raporda “çoğu Avrupa ülkesi zorunlu lisans verme rejimini kendi Fikri Mülkiyet mevzuatlarına entegre etmiş olmasına rağmen, olası lisans verme nedenleri ülkeler arasında farklılıklar gösterebilmektedir” deniyor. Rapor, farklılıkların ulusal yasalardan ve idari düzenlemelerden kaynaklandığına vurgu yapıyor.

Rapor Avrupa Patent Akademisi ve Avrupa Patent Avukatlar Birliği (EPLAW) tarafından hazırlandı ve aralarında Türkiye’nin de olduğu 38 Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) imzacısı ülkedeki farklı zorunlu lisans rejimlerine kapsamlı bir genel bakış sunmayı amaçlıyor.

Raporda, “Patentlerin zorunlu lisanslanması Avrupa genelinde sık kullanılmıyor, ancak bazı durumlarda zorunlu lisanslar, hükümet veya hükümet tarafından atanan otoritelerce patent sahiplerinin ‘başkaları tarafından buluşlarının kullanılmasını engelleme hakkını’ geçersiz kılmalarına olanak veriyor” açıklamasında bulunuluyor.

Rapor, “Patent sahibinin bakış açısından zorunlu bir lisans radikal bir uygulama olarak görünürken, kamu yararı açısından bakıldığında, örneğin hayat kurtarıcı buluşlar söz konusu olduğunda, bir zorunluluk olabilmektedir” diyor.

Rapor, lisans başvurusunda bulunmanın yasal dayanağı ve gerekçeleri, genel uygulama, itiraz ve gözden geçirme işlemleri ve istatistikler ve içtihatlar başlıkları altında bilgi sunuyor.

Raporun Türkiye’ye ayrılan kısmında Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında zorunlu lisans verilmesi ile ilgili süreçler genel olarak özetleniyor. Türkiye’de Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında zorunlu lisans uygulamasına yönelik çok az sayıda akademik çalışma olduğundan bahsediliyor. Rapor, Türkiye’de zorunlu lisans uygulamasına yönelik herhangi bir istatistik veya içtihat sunmuyor.

Rapor için tıklayınız.
Share:

Popüler Yayınlar

KATEGORİ

Etiketler

Son Yazılar

İLETİŞİM FORMU

Ad

E-posta *

Mesaj *