• This is default featured slide 1 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 2 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 3 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 4 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 5 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

CJEU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CJEU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Avrupa Adalet Divanı, Red Bull’un EU Genel Mahkemesinin Red Bull’un renk markasının hükümsüzlüğü kararının iptali için yaptığı başvuruyu 29 Temmuz 2019 tarihinde reddetti.

Davanın geçmişi

2002 yılında Red Bull aşağıdaki renk markası için 32. sınıfta “enerji içecekleri” için tescil başvurusunda bulundu.

Marka başvurusunun 2005 yılında tesciline karar verildi. 2010 yılında Red Bull 32. sınıfta “enerji içecekleri” için aşağıdaki renkler için marka başvurusu yaptı.

İnceleme Uzmanı Red Bull’dan renklerin uygulanacağı oranı ve nasıl görüneceklerini açıklamasını talep etti. Red Bull renklerin eşit oranda uygulanacağını ve yan yana konumlandırılacaklarını bildirdi. Marka başvurusu 2011 yılında “mavi (Pantone 2747C), gümüş (Pantone 877C) renkler ve bu renklerin eşit oranda ve yan yana konumlandırılacaktır” açıklaması ile tesciline karar verildi.

Üçüncü bir tarafın müdahalesi üzerinde renklerin tescil edilebilirliği EUIPO İptal Bölümü tarafından ele alındı. İptal Bölümü her iki markanın da açıklık ve yeknasklık kriterlerini (Madde 4 of EUTM Yönetmeliğin 4 Maddesi (2017/1001) karşılamadığı nedeniyle iptal edilmelerine karar verdi. Bu karar, Birinci Temyiz Kurulu ve Genel Mahkeme tarafından da doğru bulundu.

Red Bull davayı Avrupa Adalet Divanına kadar taşıdı. Ancak Avrupa Adalet Divanı da önceki kararların doğruluğunu teyit etti.

Share:

Avrupa Birliği Adalet Divanı "şekil" kavramına daha net bir yorum getirdi

Avrupa Birliği Adalet Divanı

Avrupa Birliği Adalet Divanı (“ABAD”), Avrupa Birliği Ticari Marka Direktifi'nin 7.1 e) iii) maddesinde ifade edilen mutlak ret nedenleri arasında gösterilen “şekil” kavramı hakkında önemli bir karara (“MANHATTAN tekstil desenleri” kararı) imza attı. Yüksek topuklu ayakkabı markası “Louboutin” “kırmızı tabanları” ile ilgili meşhur karardan sonra söz konusu karar  “şekil” ibaresinin yorumuna daha da netlik kazandırdı.

Dava konusu karar, döşemelik kumaş ve diğer dekoratif eşyalar yapan ve 2012’den beri Avrupa Birliği markası olarak tescilli “MANHATTAN” kumaş tasarımının sahibi İsveçli firma Svenskt Tenn ile İngiltere’de faaliyet gösteren iç tasarım için kumaşlar ve objeler yapan Textilis (sahibi Murat Keskin) adlı firması arasında yaşanan bir uyuşmazlığa ilişkin verildi.

MANHATTAN markası
Svenskt Tenn, MANHATTAN markasının 2 boyutlu tasarımının Textilis tarafından satışa sunulan çok benzer tekstil tasarımlarıyla ihlal edildiği gerekçesiyle İsveç’te ihtiyati tedbir talebinde bulundu. Buna karşın, Textilis, MANHATTAN ticari markasının Avrupa Birliği Ticari Marka Direktifi'nin 7 (1) (e) (iii) maddesi kapsamında hükümsüzlüğüne karar verilmesi için dava açtı.
Madde 7 (1) (e) (iii): Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.
İlk Derece Mahkemesi “MANHATTAN” ticari markasının ilgili madde anlamında bir şekil olmadığına hükmetti. Textilis, bu kararı kabul etmeyerek, İsveç Temyiz Mahkemesinde temyiz başvurusunda bulundu ve bir kumaş örneğinden oluşan bir işaretin bir marka olarak tescil edilemeyeceğini öne sürdü. Bu iddiasına, ilgili maddedeki “mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler” ifadesini gerekçe gösterdi.

İsveç Temyiz Mahkemesi ilgili maddeye açıklama getirmesi için Avrupa Birliği Adalet Divanı'na başvuruda bulundu.

ABAD kararında, “Ticari marka hukuku bağlamında, "şekil" terimi, Louboutin ayakkabıları ve kırmızı taban kararında olduğu gibi, genellikle söz konusu ürünü uzamsal olarak sınırlayan tüm çizgileri veya konturları ifade eder” görüşüne yer verildi. Divan kararının devamında şunlar yer verdi:
İtiraz edilen işaret, yalnızca ürünün şeklinden ibaret sayılamaz, zira tartışma konusu işaret, coğrafi haritaları temsil eden çizimlerin dış hatlarıyla oluşturulan şekilleri temsil etse de, gerçek şu ki, bu şekillerden ayrı olarak, söz konusu işaret hem ana hatların içinde ve hem de dışında yer alan “MANHATTAN” kelimesi gibi dekoratif öğeler içermektedir. Başka bir deyişle, her ne kadar işaret ürünlerle bütünleştirilmiş iki boyutlu dekoratif motiflerden oluşturulmuş olsa da, bunlar ürünün şeklinden ayırt edilebilmektedirler ve sonuç olarak Madde 7 (1) (e) (iii) 'deki istisna bunun için geçerli değildir.
Daha net olarak karar şu noktalara vurgu yapıyor:
  • Anlaşmazlık konusu bu işaret “sadece şekilden” oluşmamaktadır, zira “Manhattan” kelimesini açıkça vurgulayarak süreklilik gösteren dekoratif öğeler içermektedir.
  • Dekoratif iki boyutlu tasarımlardan oluşan bir işaretin, bu dekoratif tasarımlardan farklı bir kumaş veya kâğıt gibi eşyalarla bütünleştirilmesinin bu işaretin, malların şekli ile birleştiği anlamına gelmeyecektir.
Sonuç olarak, itiraz edilen işaretin sadece şekilden oluşmadığı Adalet Divanı tarafından teyit edilerek, şekillerin yorumlanmasına açıklık getirilmiş oldu.
Share:

Nestlé "KitKat" Davasını Temyizde Kaybetti


Avrupa Birliği Adalet Divanı, “KitKat” davasıyla ilgili kararını verdi. Kararla Nestlé (KitKat'ın üreticisi) çikolatalı gofret şekli üzerindeki marka haklarını kaybetti.

Karar Nestlé'nin KitKat şekil markasının AB çapında ayırt edicilik elde ettiğine dair yeterli kanıt sunamamasına dayanıyor. Nestlé, tüm üye devletlerden sadece bazıları için kanıt sunabilmişti. Nestlé tüm üye devletlerde gofret şeklinin ayırt edicilik kazandığına dair kanıtlar sunabilseydi, şekil markası üzerindeki haklarını koruyabilecekti.

Davanın Geçmişi

KitKat vs. Kvikk Lunsj

Nestlé, 1935 yılından beri üretimini ve satışını yaptığı çikolatalı gofreti KitKat'ın şekli (dört çubuklu çikolata şekli) için 2006 yılında "Avrupa Birliği marka tescili" elde etmişti. Norveç'de "Kvikk Lunsj" markalı dört çubuklu çikolatanın 1937 yılından beri üreticisi olan rakip çikolata ve şekerleme şirketi Mondelēz, KitKat'ın dört çubuklu şeklinin ayırt edici olmadığı gerekçesiyle hükümsüz kılanması talebinde bulundu. Bu hükümsüzlük talebine konu davanın sonuca bağlanması tam 11 yıl aldı.

Dava ilk olarak,  Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) tarafından ele alındı ve EUIPO markanın ayırt edici olduğuna karar verdi. Mondelēz bu kararı AB Genel Mahkemesinde temyize götürdü. Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, çikolatalı gofret şeklinin AB’nin tümünde değil, sadece belirli bir bölümünde ayırt edicilik kazandığının ispatlandığını gerekçe göstererek temyizi kabul etti ve markanın hükümsüzlüğüne karar verdi.  

Nestlé, tüm AB ülkelerinde bir işaretin ayırt edici olması gerekliliğinin tek pazar ve Avrupa Birliği markası fikriyle çeliştiğini ifade ederek Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD)’nda temyiz başvurusunda bulundu. ABAD vermiş olduğu kararda, Genel Mahkemenin “özünde (inherent) ayırt edici olarak kabul edilmeyen bir işaret AB'de ayırt edicilik kazandıysa AB markası olarak tescil edilebilir” hükmünü doğru buldu. Nestlé’nin çikolatalı gofret şeklinin AB’ye üye tüm üye ülkelerde ayırt edicilik kazandığına dair yeterli kanıt sunamaması davayı kaybetmesine neden oldu.

ABAD, her bir üye devlet için ayırt edici karaktere elde etmiş işarete ilişkin kanıt sunulması gerekmese de, işaretin özünde (inherent) ayırt edici bir karaktere sahip olmadığı tüm üye devletlerin hepsinde genel olarak ayırt edicilik göstermesi gerektiğini ortaya koydu. Bazı mallar veya hizmetler için, üye devletler aynı dağıtım ağında birlikte gruplandırılabilir ve bu üye devletler bir ulusal pazarmış gibi değerlendirilebilir.

Yorum

Bu karar dikkate alındığında, kazanılmış ayırt ediciliği kanıtlarken, Mahkemede doğru delillerin ortaya koyulması hayati derecede önem arz ediyor. Nestlé, 10 AB ülkesine ilişkin delil sunmakla beraber, bu deliller, ABAD tarafından, tüm ilgili AB ülkelerinde ispat yükümlülüğünü karşılar nitelikte görülmedi. ABAD’a göre, kazanılmış ayırt ediciliğin kanıtlanması dünya çapında ortaya koyulabilir, ancak kanıtlar üye ülkeyi, hatta birini dahi kapsamıyorsa, yeterli kanıt olarak kabul edilmeyecektir.

ABAD'ın basın açıklaması - https://curia.europa.eu/jcms/upload/docs/application/pdf/2018-07/cp180116en.pdf
Share:

Popüler Yayınlar

KATEGORİ

Etiketler

Son Yazılar

İLETİŞİM FORMU

Ad

E-posta *

Mesaj *