• This is default featured slide 1 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 2 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 3 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 4 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 5 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

Avrupa Birliği Genel Mahkemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrupa Birliği Genel Mahkemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

AB Genel Mahkemesi'nden Crocs Kararı: İkonik Terlik Tasarımı Ayırt Edici Nitelik Şartını Karşılayamadı

Pair of blue clogs partially covered with sand on a sandy beach.

AB Genel Mahkemesi, Crocs'un ikonik terliğine ilişkin tescilli AB tasarımını bireysel nitelik taşımadığı gerekçesiyle hükümsüz kılan EUIPO kararını onadı Avrupa Birliği Genel Mahkemesi (General Court), 22 Nisan 2026 tarihli T-228/25 sayılı kararında Crocs'un Avrupa Birliği tasarım tesciline ilişkin açtığı davayı reddetti. Mahkeme, Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi'nin (EUIPO) hükümsüzlük kararını hukuka uygun…

Yazının tamamını Turklegal'de okuyun: https://turklegal.com.tr/haberler/crocs-ab-genel-mahkemesi-tasarim-hukumsuzluk-karari/

Bu Blogger gönderisi, okuyucuları Turklegal'deki orijinal habere yönlendirmek için yayımlanan kısa bir özettir.

Share:

AB Genel Mahkemesi'nden Crocs Kararı: İkonik Terlik Tasarımı Ayırt Edici Nitelik Şartını Karşılayamadı

Pair of blue clogs partially covered with sand on a sandy beach.

AB Genel Mahkemesi, Crocs'un ikonik terliğine ilişkin tescilli AB tasarımını bireysel nitelik taşımadığı gerekçesiyle hükümsüz kılan EUIPO kararını onadı Avrupa Birliği Genel Mahkemesi (General Court), 22 Nisan 2026 tarihli T-228/25 sayılı kararında Crocs'un Avrupa Birliği tasarım tesciline ilişkin açtığı davayı reddetti. Mahkeme, Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi'nin (EUIPO) hükümsüzlük kararını hukuka uygun…

Yazının tamamını Turklegal'de okuyun: https://turklegal.com.tr/haberler/crocs-eu-design-invalidity-general-court/

Bu Blogger gönderisi, okuyucuları Turklegal'deki orijinal habere yönlendirmek için yayımlanan kısa bir özettir.

Share:

AB Genel Mahkemesi’nden OBELIX Kararı: Tanınmış Markaların Farklı Sektörlerde Korunmasına İlişkin Önemli Değerlendirmeler

Colorful comic collage featuring scenes inspired by Asterix and Obelix characters

AB Genel Mahkemesi, OBELIX markasının askeri mühimmat ürünleri bakımından tesciline ilişkin EUIPO kararını iptal etti. Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, 13 Mayıs 2026 tarihli kararında, ünlü Astérix & Obélix serisinin hak sahibi olan Les Éditions Albert René tarafından açılan hükümsüzlük talebini kabul ederek, askeri mühimmat ürünleri bakımından tescil edilmiş “Obelix” AB marka tesciline ilişkin Avrupa Birliği Fikri…

Yazının tamamını Turklegal'de okuyun: https://turklegal.com.tr/haberler/ab-genel-mahkemesinden-obelix-karari/

Bu Blogger gönderisi, okuyucuları Turklegal'deki orijinal habere yönlendirmek için yayımlanan kısa bir özettir.

Share:

ROBLOX Kararı: Tanınmış Markaların Sınır Ötesi Koruması

Glowing Roblox sign in a neon-lit city with a Roblox-style character in the foreground

EUIPO'nun ROBLOX kararı, günümüz marka hukukunda tanınmışlık kavramının ne kadar güçlü bir koruma sağladığını net şekilde ortaya koyuyor. Oyun oynayan çocukların ebeveynleri için ROBLOX, artık sadece bir oyun değil; küresel ölçekte tanınan bir dijital platform ve marka. Son dönemde Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) nezdinde görülen bir uyuşmazlık, tanınmış markaların koruma kapsamının ne kadar geniş…

Yazının tamamını Turklegal'de okuyun: https://turklegal.com.tr/haberler/roblox-karari-taninmis-markalarin-sinir-otesi-korumasi/

Bu Blogger gönderisi, okuyucuları Turklegal'deki orijinal habere yönlendirmek için yayımlanan kısa bir özettir.

Share:

AB Genel Mahkemesi’nden Rubik Küp Kararı: Teknik Şekiller Marka Olamaz

Close-up of hands solving a colorful Rubik’s cube on grass background

AB Genel Mahkemesi, Rubik Küp şeklindeki üç boyutlu markanın teknik fonksiyon nedeniyle hükümsüz olduğuna karar verdi. Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, 9 Temmuz 2025 tarihli T-1171/23 sayılı kararıyla, Rubik Küp şeklindeki üç boyutlu bir AB markasının hükümsüzlüğünü onayladı. Karar, teknik sonucu zorunlu kılan şekillerin marka olarak korunamayacağını bir kez daha net şekilde ortaya koyması bakımında önemli.…

Yazının tamamını Turklegal'de okuyun: https://turklegal.com.tr/haberler/ab-genel-mahkemesinden-rubik-kup-karari-teknik-sekiller-marka-olamaz/

Bu Blogger gönderisi, okuyucuları Turklegal'deki orijinal habere yönlendirmek için yayımlanan kısa bir özettir.

Share:

AB Genel Mahkemesi: Renk Kombinasyonu Marka Olamaz

Colorful paint palette with brushes on an artist workspace showing creative process

AB Genel Mahkemesi T-38/24 kararında, mavi-yeşil renk kombinasyonunun ayırt edici olmadığına hükmetti. Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, 11 Haziran 2025 tarihli ve T-38/24 sayılı kararında, yalnızca renk kombinasyonundan oluşan bir işaretin ayırt edici olmadığı gerekçesiyle marka olarak tescil edilemeyeceğine hükmetti. OMV AG, gentian mavisi (RAL 5010) ve sarımsı yeşil (RAL 6018) tonlarının belirli bir düzen içinde…

Yazının tamamını Turklegal'de okuyun: https://turklegal.com.tr/haberler/ab-genel-mahkemesi-renk-kombinasyonu-marka-olamaz/

Bu Blogger gönderisi, okuyucuları Turklegal'deki orijinal habere yönlendirmek için yayımlanan kısa bir özettir.

Share:

AB Genel Mahkemesi: Araç Tasviri Marka Olamaz

Green off-road SUV driving on a rugged dirt road in a remote natural landscape

Avrupa Birliği Genel Mahkemesi T-400/24 sayılı kararında, Mercedes Benz'in talep ettiği araç tasviri içeren figüratif işaretin ayırt edici olmadığına hükmetti. Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, 19 Mart 2025 tarihli ve T-400/24 sayılı kararında, bir aracın yokuş çıkarken tasvir edildiği figüratif işaretin ayırt edici olmadığı gerekçesiyle marka olarak tescil edilemeyeceğine hükmetti. Mercedes-Benz Group AG, bir…

Yazının tamamını Turklegal'de okuyun: https://turklegal.com.tr/haberler/ab-genel-mahkemesi-arac-tasviri-marka-olamaz/

Bu Blogger gönderisi, okuyucuları Turklegal'deki orijinal habere yönlendirmek için yayımlanan kısa bir özettir.

Share:

AB Genel Mahkemesi: Uçak Gövdesindeki Kırmızı Şerit Marka Olamaz

Business jet aircraft taxiing on a runway under clear sky in a flat landscape

AB Genel Mahkemesi T-195/24 kararında, uçak gövdesi üzerindeki kırmızı şeridin ayırt edici olmadığına karar verdi. Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, 5 Şubat 2025 tarihli ve T-195/24 sayılı kararında, uçak gövdesi üzerinde yer alan yatay kırmızı şeritten oluşan pozisyon markasının ayırt edici olmadığı gerekçesiyle tescil edilemeyeceğine karar verdi. VistaJet Ltd., gümüş renkli bir uçak gövdesi üzerinde burundan…

Yazının tamamını Turklegal'de okuyun: https://turklegal.com.tr/haberler/ab-genel-mahkemesi-ucak-govdesindeki-kirmizi-serit-marka-olamaz/

Bu Blogger gönderisi, okuyucuları Turklegal'deki orijinal habere yönlendirmek için yayımlanan kısa bir özettir.

Share:

Burgulu peynir şekli için yapılan Avrupa marka başvurusu kabul edilmedi

Tabak içerisinde burgulu peynir ve simit

AB Genel Mahkemesi, Muratbey’in üç burgulu peynir şekli için yaptığı marka başvurusunu şeklin ayırt ediciliği yönünden kabul etmedi. Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, Muratbey Peynirlerinin ("Muratbey") burgulu peynir şekli için yaptığı 3 boyutlu marka başvurusunu şeklin ayırt edici olmadığı gerekçesi ile kabul etmedi (Karar No: T‑572/19). Muratbey, burgulu peynirinin şekli ile ilgili 29. sınıfta (peynirler) 4 Nisan…

Yazının tamamını Turklegal'de okuyun: https://turklegal.com.tr/haberler/burgulu-peynir-sekli-icin-yapilan-avrupa-marka-basvurusu-kabul-edilmedi/

Bu Blogger gönderisi, okuyucuları Turklegal'deki orijinal habere yönlendirmek için yayımlanan kısa bir özettir.

Share:

AB Genel Mahkemesi: Adidas'ın üç şerit marka tescili hükümsüzdür!

Adidas üç şerit


AB Genel Mahkemesi kararında markanın hükümsüzlüğünü şunlara dayandırdı:

  • Marka tutarlı bir şekilde kullanılmamıştır, markanın revize edilen/değiştirilen versiyonları kabul edilemez.
  • Adidas, markanın Avrupa çapında ayırt edicilik kazandığına yönelik yeterli kanıt sunmamıştır (Adidas sadece 5 AB ülkesi için kanıt sundu).

Davanın geçmişi

adidas dikey üç şerit figüratif markaAdidas 2013 yılında aynı genişlikte birbirine eşit mesafede paralel olan üç şerit için marka tescili başvurusu yaptı (AB Marka Tescil Numarası 012442166). Marka başvurusu 25. sınıfta “giysiler, ayak giysileri, başlıklar” için Mayıs 2014’te tescil edildi.

Aralık 2014'te Belçikalı Shoe Branding Europe BVBA firması, markanın ayırt edici niteliğe sahip olmadığı gerekçesiyle EUIPO nezdinde hükümsüzlük talebinde bulundu. Haziran 2016’da EUIPO İptal Bölümü markanın ayırt edici olmadığına hükmetti. EUIPO kararında markanın hem doğası itibariyle ayırt edici özelliğe sahip olmadığını hem de kullanım sonucu ayırt edicilik niteliği kazanmadığını ifade etti.

Adidas bu kararı markanın kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı gerekçesiyle EUIPO Temyiz Kurulunda temyize götürdü. Temyiz Kurulu, Adidas’ın temyizini reddetti; ancak, Adidas bu kararı da AB Genel Mahkemesinde temyize götürdü.

AB Genel Mahkemesi de Adidas’ın temyizini reddetti ve EUIPO tarafından verilen hükümsüzlük kararının doğruluğunu teyit etti. Mahkeme kararında şu hususlara yer verdi.

  1. Marka son derece basittir.
  2. Marka bir dizi düzenli olarak tekrar eden unsurlardan oluşan bir pattern markası olmaktan ziyade sıradan bir figüratif markadır.
  3. Adidas tarafından sunulan kullanım kanıtları markanın diğer temel niteliklerini, yani beyaz zemin karşısında siyah şeritleri, kapsamamaktadır ve bu nedenle kullanım yoluyla ayırt edicilik değerlendirmesi yapılırken dikkate alınmaları mümkün değildir.
  4. Dolayısıyla, EUIPO, Adidas tarafından ortaya konulan çeşitli kullanım kanıtlarını kabul etmemede haklıdır, zira bunlar farklı markaların (renk şemasının ters çevrildiği işaretler gibi (siyah zemin karşısında beyaz şerit kullanılması) kullanımından ibarettir.
Mahkeme, EUIPO’nun markanın AB çapında kullanılmış olduğunu ve tüm AB’de ayırt edicilik kazandığının Adidas tarafından ispat edilemediği tespitinin doğru olduğu kanaatine vardı. Adidas sadece beş üye ülke ile ilgili olarak kanıt sunabilmişti. Bu karar, Kit Kat ve Big Mac davalarındaki mahkemenin duruşunu bir kez daha teyit etmiş oldu.

Adidas’ın kararı iki ay içinde AB Adalet Divanı nezdinde temyize götürme hakkı bulunuyor.
Share:

Nestlé "KitKat" Davasını Temyizde Kaybetti


Avrupa Birliği Adalet Divanı, “KitKat” davasıyla ilgili kararını verdi. Kararla Nestlé (KitKat'ın üreticisi) çikolatalı gofret şekli üzerindeki marka haklarını kaybetti.

Karar Nestlé'nin KitKat şekil markasının AB çapında ayırt edicilik elde ettiğine dair yeterli kanıt sunamamasına dayanıyor. Nestlé, tüm üye devletlerden sadece bazıları için kanıt sunabilmişti. Nestlé tüm üye devletlerde gofret şeklinin ayırt edicilik kazandığına dair kanıtlar sunabilseydi, şekil markası üzerindeki haklarını koruyabilecekti.

Davanın Geçmişi

KitKat vs. Kvikk Lunsj

Nestlé, 1935 yılından beri üretimini ve satışını yaptığı çikolatalı gofreti KitKat'ın şekli (dört çubuklu çikolata şekli) için 2006 yılında "Avrupa Birliği marka tescili" elde etmişti. Norveç'de "Kvikk Lunsj" markalı dört çubuklu çikolatanın 1937 yılından beri üreticisi olan rakip çikolata ve şekerleme şirketi Mondelēz, KitKat'ın dört çubuklu şeklinin ayırt edici olmadığı gerekçesiyle hükümsüz kılanması talebinde bulundu. Bu hükümsüzlük talebine konu davanın sonuca bağlanması tam 11 yıl aldı.

Dava ilk olarak,  Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) tarafından ele alındı ve EUIPO markanın ayırt edici olduğuna karar verdi. Mondelēz bu kararı AB Genel Mahkemesinde temyize götürdü. Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, çikolatalı gofret şeklinin AB’nin tümünde değil, sadece belirli bir bölümünde ayırt edicilik kazandığının ispatlandığını gerekçe göstererek temyizi kabul etti ve markanın hükümsüzlüğüne karar verdi.  

Nestlé, tüm AB ülkelerinde bir işaretin ayırt edici olması gerekliliğinin tek pazar ve Avrupa Birliği markası fikriyle çeliştiğini ifade ederek Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD)’nda temyiz başvurusunda bulundu. ABAD vermiş olduğu kararda, Genel Mahkemenin “özünde (inherent) ayırt edici olarak kabul edilmeyen bir işaret AB'de ayırt edicilik kazandıysa AB markası olarak tescil edilebilir” hükmünü doğru buldu. Nestlé’nin çikolatalı gofret şeklinin AB’ye üye tüm üye ülkelerde ayırt edicilik kazandığına dair yeterli kanıt sunamaması davayı kaybetmesine neden oldu.

ABAD, her bir üye devlet için ayırt edici karaktere elde etmiş işarete ilişkin kanıt sunulması gerekmese de, işaretin özünde (inherent) ayırt edici bir karaktere sahip olmadığı tüm üye devletlerin hepsinde genel olarak ayırt edicilik göstermesi gerektiğini ortaya koydu. Bazı mallar veya hizmetler için, üye devletler aynı dağıtım ağında birlikte gruplandırılabilir ve bu üye devletler bir ulusal pazarmış gibi değerlendirilebilir.

Yorum

Bu karar dikkate alındığında, kazanılmış ayırt ediciliği kanıtlarken, Mahkemede doğru delillerin ortaya koyulması hayati derecede önem arz ediyor. Nestlé, 10 AB ülkesine ilişkin delil sunmakla beraber, bu deliller, ABAD tarafından, tüm ilgili AB ülkelerinde ispat yükümlülüğünü karşılar nitelikte görülmedi. ABAD’a göre, kazanılmış ayırt ediciliğin kanıtlanması dünya çapında ortaya koyulabilir, ancak kanıtlar üye ülkeyi, hatta birini dahi kapsamıyorsa, yeterli kanıt olarak kabul edilmeyecektir.

ABAD'ın basın açıklaması - https://curia.europa.eu/jcms/upload/docs/application/pdf/2018-07/cp180116en.pdf
Share:

Lionel Messi marka tescil davasını kazandı

Lionel Messi Barselona forması ile gol sevinci yaşarken

Arjantinli ünlü futbolcu Lionel Andrès Messi, AB Genel Mahkemesinde açtığı marka davasını kazandı.

Davaya giden yol Messi'nin Avrupa Fikri Mülkiyet Ofisinde (EUIPO) "giysiler, ayakkabılar, bisiklet kaskları, koruyucu giysiler ve eldivenler" ürün grubunda adını tescil ettirmek istemesiyle başlamıştı. 

Messi'nin marka başvurusuna İspanyol bisiklet vitesi üreticisi JM-EV e hijos “MASSI” markasını gerekçe göstererek 2011 yılında EUIPO'da itiraz etmişti.

EUIPO İtiraz Bölümü “MESSI” ve “MASSI” işaretlerinin benzerliğine ve malların benzerliğine ve özdeşliğine dayanarak başvuruyu reddetmişti. Messi, bu ilk karara karşı EUIPO Temyiz Kurulunda itirazda bulunmuş ancak temyizi 2014'te reddedilmişti.

Temyiz Kurulu kararında şu görüşlere yer vermişti: 
  • Görsel ve fonetik olarak neredeyse özdeş olan iki markanın baskın unsurları arasındaki benzerlik nedeniyle karıştırma ihtimali bulunmaktadır.
  • Messi'nin ününe bağlı olarak ortaya çıkan kavramsal farklılıklar göz önüne alındığında, bu farklılaşma sadece futbol ve spor severler tarafından algılanabilecektir. Diğer bir deyişle, halkın bütünü tarafından karıştırma riski bulunmamaktadır.
Messi, Avrupa Birliği Genel Mahkemesinde dava açarak bu kararın iptalini talep etti.

Genel Mahkeme yapmış olduğu değerlendirmede EUIPO Temyiz Kurulundan farklı bir görüş ortay koydu.

Mahkeme yargıçları, Temyiz Kurulunun işaretlerin görsel ve fonetik benzerliğine ilişkin bulgularını sorgulamayarak kavramsal benzerlik üzerinde durdu ve kararında şu görüşlere yer verdi:
  • Messi halkın büyük çoğunluğu tarafından iyi bilinen bir kişidir. Sporla ilgili (sadece futbolla ilgili değil) giyim ve aksesuar satın alırken, “makul derecede iyi bilgilendirilmiş ve makul derecede dikkatli ve tedbirli” ortalama tüketici, “MESSI” işaretini sadece ünlü futbolcuyla ilişkilendirebilir.
  • Bütün halkın Messi’nin kariyeri ve başarıları ile ilgili ayrıntıları bilmeyeceği doğru olsa da, halkın bir kısmının Messi’yi hiç duymaması veya kim olduğunu bilmemesi çok düşük bir olasılıktır.
Genel Mahkeme Messi’nin ününü de belgelerle kanıtlanmasına gerek olmadığını ifade etti (EUIPO nezdinde yapılan idari işlemler sırasında zamanında yeterince belgesel kanıt sunulmamıştı). Mahkemeye göre, Messi'nin adı o derece iyi bilinmektedir ki, daha fazla kanıt sunmaya gerek bulunmamaktadır.

Karar ayrıca “Messi'nin ünüyle bağlantılı olarak işaretler arasındaki kavramsal farklılıklar o derece çarpıcıdır ki, bu kavramsal farklılıklar söz konusu işaretler arasındaki görsel ve fonetik benzerlikleri etkisiz hale getirmektedir” dendi.

Tüm değerlendirmeler ışığında, Mahkeme Temyiz Kurulunun karıştırma ihtimali olduğu kanaatinin hatalı olduğunu teyit ederek, EUIPO'nun kararını iptal etti.

Dava tarafı İspanyol şirket JM-EV e hijos, AB Adalet Divanında bu kararı iki ay içerisinde temyiz edebilir.
Share:

AB Genel Mahkemesi, Şölen Çikolata'nın açtığı marka karar iptal davasını reddetti

Şölen Ozmo
AB Genel Mahkemesi, Şölen Çikolata'nın Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi'nin (EUIPO) "BOBO cornet" markasını tescil kararına karşı açtığı davayı reddetti.

Şölen, 12 Şubat 2014 tarihinde Bulgaristan'da yerleşik Bayan Elka Zaharieva tarafından 29, 30 ve 32. sınıflarda başvurusu yapılan "BOBO cornet + tavşan figürü" ibareli marka başvurusuna karşı "OZMO cornet" markasına benzer olduğu gerekçesi ile itiraz etmişti.

Şölen, 10 Temmuz 2012 başvuru tarihli, “1148957” numaralı “OZMO cornet” ibareli 30. sınıfta tescilli uluslararası markasını gerekçe göstererek söz konusu markaya EUIPO'de itiraz etmişti. EUIPO, Şölen’in itirazını markaların benzer olmadığı gerekçesi ile 11 Mart 2015 tarihinde reddetmişti.

Bu kararı takiben, Şölen 11 Mayıs 2015 tarihinde kararı EUIPO'nun Temyiz Kurulu’nda  temyize götürmüştü. Temyiz Kurulu Şölen’in temyiz başvurusunu ret ederek EUIPO'nun kararının doğruluğunu onaylamıştı. 20 Temmuz 2016 tarihinde vermiş olduğu kararında Kurul özet olarak aşağıdaki görüşlere yer vermişti:
  • Bir markanın hem figüratif hem de kelime unsurlarından oluşması halinde, her zaman baskın unsurun kelime unsuru olduğu otomatikman kabul görmez. Bu nedenle, hem figüratif hem de kelime unsurları içeren bir işaret söz konusu olduğunda, figüratif unsur, markanın bütünlüğünde kelime unsurlarına eşdeğer ve hatta daha önemli bir yere sahip olabilir.
  • İki işaretin tek ortak noktası olan “cornet” kelimesidir, “bobo” ve “ozmo” kelimelerinin aynı sesli ifadeyi paylaşması onları benzer kılmamaktadır, aksine, itiraz konusu markadaki göze çarpan tavşan karakterinin bir eşdeğeri itraza gerekçe gösterilen uluslararası tescilde bulunmamaktadır. Tavşan unsurunun markanın yarısından fazlasını kaplaması nedeniyle  markanın ortaya koyduğu genel izlenim bağlamında ihmal edilebilir değildir, aksine, tüketiciler tarafından algılanan görsel imgeye hakim bir pozisyondadır. Sonuç olarak başvurusu yapılan marka üzerindeki figüratif öğelerin baskın olması - özellikle tavşanın mevcudiyeti -  ve itiraza gerekçe gösterilen markada söz konusu figüratif unsurların yokluğu, işaretlerin görsel olarak farklı olduğu sonucuna varılmasını gerektirmiştir.
  • Söz konusu işaretlerin fonetik karşılaştırması ile ilgili olarak, Temyiz Kurulu, bu markaların ilk unsurları olan “ozmo” ve “bobo” kelimelerinin genel görsel ve fonetik izlenim üzerinde ortak unusurları olan "cornet” ibaresinden daha fazla etkiye sahip olacağı kanaatine varmıştır. 'Bobo' ve 'ozmo' kelimelerinin ilk hecelerinin farklı olması, yani 'bo' ve 'oz' nedeniyle, markalar açıkça farklı seslerle telaffuz edilmektedirler. Dolayısıyla, Temyiz Kurulu işaretlerin fonetik açıdan orta düzeyin altında benzerliğe sahip olduklarını düşünmektedir.
Şölen, Temyiz Kurulunun benzerlik konusunda yeterli değerlendirme yapmadığı, değerlendirmesinde özellikle ilgili ürünleri dikkate almadığı ve gereken özeni (duty of diligence) göstermediği gerekçeleri ile kararın iptali için AB Genel Mahkemesinde dava yoluna gitti.

AB Genel Mahkemesi Temyiz Kurulu’nun tüm değerlendirmelerini yerinde bulduğunu ve ayrıca gereken özen yükümlülüğünü usulünce yerine getirdiğini ifade ederek davayı ret etti. AB Genel Mahkemesi özet olarak kararında aşağıdaki görüşlere yer verdi (Dava No. T‑648/16):
  • Söz konusu işaretlerin görsel ve kavramsal olarak birbirinden farklı olduğunu ve sadece düşük derecede fonetik benzerlik sergilediği kanaatinde olan EUIPO Temyiz Kurulu kararında hata yapmamıştır.
  • İtiraz konusu markada korneti tutan tavşanın baskın karakteri ışığında, 'ozmo' ve 'bobo' kelimeleri arasındaki görsel ve fonetik fark ve "cornet" kelimesinin tanımlıyıcı olması bakımından ikincil karakteri dikkate alındığında, Temyiz Kurulu'nun markalar arasında benzerlik olmadığı görüşü doğrudur.
  • Söz konusu işaretler arasında, ortak unsur olan 'cornet' nedeni ile var olabilecek düşük benzerlik derecesine rağmen, işaretler arasındaki farklılaşan unsurlar, söz konusu malların ticari menşei olarak ilgili halkın yanlış yönlendirilmesine yol açmayacaktır.
Bu karar sonrasında Şölen istemesi halinde davayı bir üst mahkeme olan Avrupa Birliği Adalet Divanına götürebilir.

Şölen'in Elka Zaharieva ile olan fikri haklar konusunda ihtilafı sadece marka ile sınırlı değil. Şölen, Elka Zaharieva'nın EUIPO'da tescil ettirdiği iki tasarımın (aşağıda) iptali için de eylemde bulunmuştu.

Şölen, davada bu tasarımların "ozmo markalı kornetine ve kornetin sunulduğu pakete" benzer olduğunu ve bu nedenle yeni olmadıklarını iddia etmişti.

EUIPO ve EUIPO Temyiz Kurulu'nda her ne kadar aleyhine kararlar çıksa da, AB Genel Mahkemesi geçen Şubat ayında Şölen lehinde karar vererek tasarımların hükümsüzlüğüne karar verdi (Dava No. T794/16 ve Dava No. T-648/16).
Share:

Nestlé "KitKat şekli" üzerindeki marka tescil haklarını kaybetmek üzere

Nestle KitKat Çikolatalı Gofret

İsviçreli gıda devi Nestlé, 2006 yılında KitKat çikolatalı gofretinin üç-boyutlu şeklini (Kitkat 4 finger) Avrupa Birliği’nde tescil ettirdi.  Ancak o tarihten sonra şimdi Mondelez firması tarafından sahip olunan İngiliz Cardbury ile yasal mücadeleye girdi.

En son dönemeçte, Avrupa Adalet Divanı Genel Savıcısı Melchior Wathelet, Nestlé ve KitKat üç-boyutlu şekil markası aleyhinedeki alt mahkeme (AB Genel Mahkemesi) kararını destekler yönde Divanın karar vermesini tavsiye etti.

Alt mahkeme dört çubuklu KitKat çikolatalı gofretin şeklinin Avrupa çapında halk tarafından tanınırlılığının yeterli düzeyde olmadığını ve bu nedenle 2006 yılında verilen AB marka tescili için gereken yeterliliğe haiz olmadığı kararını vermişti.

Genel Savcı, Nestlé'nin ticari markasının ayırt edicilik elde etmiş olduğunu ve alt mahkemenin bulgularının “açıkça kabul edilemez” olduğunu gösteren “yeterli” kanıt sunamadığını ileri sürdü. Nestlé KitKat şeklinin sadece Danimarka, Almanya, İspanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Avusturya, Finlandiya, İsveç ve İngiltere’de tanınmış olduğunu kanıtlayabilmiş ancak diğer dört ülkede (Belçika, İrlanda, Yunanistan ve Portekiz) tanınmış olduğunu kanıtlayamamıştı.

Her ne kadar bu Savcının görüşü olsa da, Adalet Divanı yargıçlarının verilen tavsiyeler ile uyumlu olarak genelde karar verdikleri ifade ediliyor. Nestlé'nin KitKat ticari marka tescilini elde tutup tutamayacağı Adalet Divanı tarafından verilecek karar ile belli olacak.

Nestlé, 2002 yılında dört çubuklu ürünlerine yönelik marka tescili elde etmek için Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi'ne başvuruda bulunmuş, yapılan değerlendirmede ürün şeklinin kullanım yoluyla 10 Avrupa ülkesinde ayırt edicilik kazandığına karar verilmiş ve marka başvurusu tescil edilmişti.

Bununla beraber, açılan dava sonucunda AB Genel Mahkemesi, AB üyesi diğer dört ülkedeki (Belçika, İrlanda, Yunanistan ve Portekiz) ilgili halk kitlesinin söz konusu çikolatalı gofretin dört çubuklu şekli üzerindeki algısının değerlendirmeye alınmadan tescil kararı verilmesinin doğru olmadığına karar vermiş ve davayı kabul etmişti.

Nestlé ve Cadbury ikonik “Dairy Milk”in mor rengi dâhil bir dizi yasal mücadeleye girmişti. Cadbury’nin 2004 yılında Pantone 2685C mor rengi kodu ile yapmış olduğu marka başvurusu 2013 yılında İngiltere Temyiz Mahkemesi tarafından Nestlé tarafından yapılan itiraz üzerine reddedilmişti.
Share:

Crocs ikonik sandaletlerinin tasarım tescil hakkını kaybetti

Kumsalda Mavi Renk Crocks Sandaletleri

AB Genel Mahkemesi Amerikalı firma Crocs'un kendi adıyla piyasada bilinen sandalet tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verdi.

Crocs 2005 yılında Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi'nde (EUIPO) sandalet tasarımını tescil ettirmişti. Fransız perakendeci firma Gifi Diffusion tasarımın iptali için 2013 yılında EUIPO'ya itirazda bulunarak, sandaletlerin başvuru tarihinden iki yıl önce piyasada satıldığını ileri sürdü ve tasarım tescilinin hükümsüzlüğünü talep etti.

Crocs Sandaleti Çizim

Gifi iddiasını desteklemek için sandaletlerin 2002 yılında "Fort Lauderdale Boat Fuarı"nda sergilendiğini gösteren resimler ve internet sitesinde bu tasarımların aynı tarihlerde yer aldığına yönelik internet sayfası çıktıları sundu. Gifi'in iddiasına karşı Crocs Avrupa'daki üreticilerin fuarda sergilenen ürünün varlığından haberdar olmalarının mümkün olmadığını ileri sürdü.

AB kurallarına göre, bir tasarım başvuru tarihinden 12 ay önce kamuya sunulursa tescil elde etme hakkını kaybediyor. Bu nedenle, EUIPO Crocs'un karşı iddialarını kabul etmeyerek 2016'da tasarımın hükümsüzlüğüne karar verdi.

Crocs kararı AB Genel Mahkemesi'nde temyize götürdü. Genel Mahkeme EUIPO ile aynı fikirde olduğunu beyan ederek tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verdi. Bu karara karşı Crocs iki ay içerisinde temyiz başvurusunda bulunabilir ancak Crocs'un temyize gidip gitmeyeceği merak konusu.

Crocs sandaletlerini hem seven hem de eleştiren çok oldu. Crocs dünya çapında 300 milyon parça satıldı ve bu sandaletleri giyenler arasında  George W Bush and Michelle Obama da bulunuyordu. Prens George, 2015 yılında donanma mavisi Crocs sandaletleri ile fotoğraflandığında, ürünün Amazon'daki satışları % 1,500 oranında artmıştı.

Prens George, annesi Kate Middleton ile beraber donanma mavisi Crocs sandaletleri ile yeşil çimlerde koşarken

Tüm popülerliğine rağmen 2010'da Time dergisi Crocs sandaletlerini dünyanın en kötü 50 buluşundan biri olarak adlandırmıştı. Dergi “Ne kadar popüler olduklarının önemi yok, oldukça çirkinler” şeklinde yorum yapmıştı.

Bu karar tasarımcıların tasarımlarını kamuya açıklamadan veya reklamını yapmadan önce koruma elde etmek için tasarım başvurusu yapmaları gerektiğine iyi bir örnek teşkil ediyor.

Mahkeme kararına buraya tıklanarak ulaşılabilir.
Share:

AB Genel Mahkemesi "Mafia" ibaresini içeren marka tescilinin iptaline karar verdi

La Mafia se sienta a la mesa adlı Restoranın görünümü
Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, İtalyan Hükümetinin itirazı üzerine, "La Mafia se sienta a la mesa" ("Mafya masaya oturuyor") ibareli Avrupa Birliği marka tescilinin genel ahlak ve kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verdi.

2006'da İspanyol restoran zinciri "La Mafia Franchises" adlı şirket "La Mafia se sienta a la mesa" ibaresi için 25, 35 ve 43 numaralı sınıflarda Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi'nde (EUIPO) figüratif marka tescili başvurusu yaptı (sağda). Şirketin talebi 2007'de kabul edildi ve marka tescil edildi.


2015 yılında İtalyan Hükümeti markanın tescil edildiği mal ve hizmetlerin bütününde geçersiz olması için EUIPO'ya başvuruda bulundu. İtalya, bu markanın Avrupa Birliği Marka Yönetmeliğinin (2017/1001) 7(1)(f) maddesindeki "genel ahlak ve kamu düzeni" kuralına aykırı olduğunu iddia etti.

İtalya başvurusunda markanın bütününde yer alan "Mafia" kelimesinin bir suç örgütüne atıfta bulunduğunu ve dolayısıyla
  • bir restoran zincirini belirtmek için markada kullanılmasının oldukça olumsuz duygular uyandıracağını,
  • İtalyan mutfağının olumlu imajına zarar vereceğini,
  • bir suç örgütünü önemsizleştireceğini iddia etti.
2016 yılında hem EUIPO İptal Bölümü hem de EUIPO'nun Birinci Temyiz Kurulu İtalyan Hükümetinin taleplerinin doğruluğunu onayladılar ve marka tescilinin iptaline karar verdiler.

EUIPO kararı sonrasında La Mafia Franchises kararın iptali için Avrupa Birliği Genel Mahkemesine temyiz başvurusunda bulundu.

La Mafia Franchises'ın iddiaları

Temyiz başvurusunda La Mafia Franchises iddialarını aşağıda şekilde sıraladı:

  • Öncelikle, ne Mafya olarak biline örgüt, ne de üyeleri EUIPO’nun inceleme rehberinin, kamu düzenine aykırı AB markalarının tescil edilmesinin yasaklanması gerektiğini göstermek amacıyla atıfta bulunduğu "Terörle Mücadeleye Yönelik Özel Önlemlerin Uygulanmasına İlişkin Ortak Konsey Tutum" belgesinin "EK"inde yer alan terörist kişi ve grupların listesine dahil değildir.
  • İkinci olarak, markanın "Mafya" kelimesine atıfta bulunması, ortalama tüketici tarafından bu suç örgütünün teşviki veya desteklenmesi niyetinde olduğu sonucuna varmak için yeterli değildir. Aksine, bu işareti oluşturan diğer unsurlar, bunun bir tür parodi ya da Godfather film serilerine atıfta bulunduğunu ima etmektedir.
  • Üçüncü olarak, markanın kapsadığı mal ve hizmetler “iletişim” hizmetleri değildir. İşaretin hakaret, şok edici veya taciz edici olduğu söylenemez.
  • Son olarak, "mafya" kelimesini içeren birçok AB ve İtalyan markası bulunuyor.

AB Genel Mahkemesinin Değerlendirmesi

AB Genel Mahkemesi, "Mafya"nın terörist kişiler veya gruplar listesinde yer almadığı iddiasının konu ile ilgisi olmadığını belirterek, söz konusu listenin amacının terörizm dışındaki suç faaliyetlerinde yer alan konuları belirtmek olmadığını ve dolayısıyla listenin her durumda herşeyi kapsayan bir liste olmadığını ifade etti.

Buna göre, Genel Mahkeme, “Mafya” kelimesinin İtalya’da ortaya çıkan ve İtalya'nın ötesinde dünya çapında faaliyet gösteren bir suç örgütü olarak anlaşıldığını belirtti. Mahkeme, mafyayı genellikle, uyuşturucu kaçakçılığı, silah kaçakçılığı, kara para aklama ve yolsuzluk gibi faaliyetlerini yürütürken sindirme, fiziksel şiddet ve cinayete başvuran bir örgüt olarak tanımladı.

Genel Mahkemeye göre, bu tür suç faaliyetleri AB'nin kurulduğu değerleri, özellikle de "AB Antlaşması"nın 2. Maddesinde belirtilen insan haysiyeti ve hürriyetine saygı değerlerini ve "AB Temel Haklar Şartı"nın 2, 3 ve 6. Maddelerini ihlal etmektedir ve ayrıca “Mafya” sözcüğü, İtalya'da da derinden olumsuz çağrışımlara sahiptir.

Mahkeme, kararında "itiraz edilen işaretin tescil edilmesinin amacının sarsıcı veya rahatsız edici olmadığı, yalnızca  Baba (Godfather) film serisine atıfta bulunduğu" iddiasının doğru olmadığı görüşüne yer verdi.

Mahkemeye göre, bir işaret özellikle saldırgan ya da sarsıcı olduğunda, işaret soyutlanmak suretiyle değerlendirilmelidir ve yalnızca "Baba" film serisine imada bulunulması amacı (ki, markada açıkça bu durum belirtilmemiştir) markanın ilgili halk kitlesi tarafından olumsuz algılanmasıyla ilgili bir konu değildir. Mahkeme, “Mafya konusundaki pek çok kitap ve filmin bu örgütün yaptığı zarar algısını hiçbir şekilde değiştirmediğini” vurguladı.

Sonuç olarak, Mahkeme markanın "bir gül ve “se sienta a la mesa” ibaresini kullanarak huzur ve rahatlama hissini aktardığı ve bunun suç örgütünün yasadışı faaliyetlerini önemsizleştirdiğini ifade ederek, kararında şu görüşe yer verdi:

"Bir bütün olarak düşünüldüğünde, dava konusu marka, bir suç örgütüne atıfta bulunmaktadır, söz konusu örgüte küresel olarak olumlu bir imaj vermektedir ve dolayısıyla, örgütün Avrupa Birliği'nin temel değerlerine yaptığı ciddi zararı önemsiz kılmaktadır… Dava konusu markanın sadece bu suç örgütünün kurbanlarını ve bu kurbanların ailelerini değil, aynı zamanda AB topraklarında, bu markayla karşılaşan ve ortalama duyarlılık ve hoşgörü eşiği olan herhangi bir kişiyi de sarsması veya rahatsız etmesi muhtemeldir."

Tüm bu görüşleri ışığında Genel Mahkeme, EUIPO Temyiz Kurulu kararını onadı ve markanın iptal edilmesine karar verdi.
Share:

Popüler Yayınlar

KATEGORİ

Etiketler

Son Yazılar

İLETİŞİM FORMU

Ad

E-posta *

Mesaj *