• This is default featured slide 1 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 2 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 3 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 4 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 5 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

Çin marka korsanlığını önlemek için marka kanununda değişiklik yaptı

Şangay’da tv kulesi ve diğer gökdelenlerin gece görünümü

Çin Ulusal Fikri Mülkiyet İdaresine (“CNIPA”) yapılan ticari marka başvuru sayılarındaki yüksek artışlar, marka korsanlığı (trademark squatting), marka biriktirme ve köşe kapma (trademark hoarding and cornering), toplu halde marka başvurusu yaparak başkalarının marka tescilini almasının önüne geçme gibi kötü niyetli başvuruların sayısının fazlalığını ortaya koydu.

23 Nisan 2019 tarihinde Çin Ulusal Halk Kongresi bu kötü niyetli marka başvurularının önüne geçilmesi için Çin Halk Cumhuriyeti Marka Kanununda değişiklik yapılmasını benimsedi. Değişiklikle kötü niyetli markalarla ilgili olarak açılan davaların önüne geçilerek mahkemelerin iş yükünün azaltılması amaçlanıyor.

Değişiklikle, tescil için başvuruda bulunulan ticari markalar için markayı kullanma niyeti (intent-to-use) kanunla ilk kez zorunlu hale getiriliyor. Buna göre, kullanma niyetinin belirtilmediği her marka başvurusu direk reddedilecek. Ayrıca, kullanım niyetinin olmadığı gerekçesi ile herkes yayımlanan marka başvurularına 3 ay içerisinde itiraz edebilecek ve her halükarda yayım süresi bitmişse dava yoluyla hükümsüzlük talebinde bulunabilecek.

Değişiklik, cezai tazminleri beş kata kadar artırıyor. Ayrıca, yasal tazminlerin azami tutarı 5,000,000 Çin yuanına (yaklaşık 733,000 USD) çıkarıldı.

Çin Ticari Marka Kanunu uyarınca, ticari marka ihlaline ilişkin tazminat tutarı (1) hak sahibinin fiili zararı, (2) marka hakkına tecavüz edenin kazancı ve (3) bir ticari marka altındaki lisans haklarının uygun şekilde verilmesi esasına göre değerlendirilmesi gerekiyor. Değerlendirme yöntemleri ilkinden başlayarak sırayla uygulanıyor ve seçenek özgürlüğü bulunmuyor. Üç yöntemden hiçbiri uygulanamazsa, mahkemenin yasal zarara göre tazminat tutarına karar vermesi gerekiyor.

Bununla birlikte, 2015'ten 2017'ye kadar yapılan bazı yerel araştırmalar, ticari marka ihlal davalarının yalnızca %0,2'si için mahkemelerin cezai tazminat ödenmesine hükmettiğini tespit etti. Çalışmaya göre, cezai tazminatların istisnai kullanımı, ihlal eden kişinin kazançlarının kanıtlanamamasından ve markanın hiç lisansa konu olmadığından dolayı lisans ücretlerinden hareketle bedel biçiminin mümkün olmamasından kaynaklanıyor.

Hak sahiplerinin talebi üzerine mahkemeler, ihlal eden ticari markaları taşıyan malların ve ayrıca bu malları üretmek için kullanılan malzeme ve araçların imhasına karar verebiliyor. Ayrıca, ihlale konu mallar, üzerlerindeki ihlal konusu markaların kaldırılması ile piyasaya sürülemiyor.

Belirtilen değişikliklerin 1 Kasım 2019’da uygulamaya geçirilmesi bekleniyor.
Share:

AB, "Iceland" markasının tescil kriterlerini karşılamadığına karar verdi

Iceland Süpermarket görünümü

Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO), süpermarket zinciri Iceland Foods Limited'in "Iceland" marka tescilini coğrafi kaynak belirtmesine bağlı olarak tüketicileri yanıltacağı gerekçesi ile iptaline karar verdi.

Süpermarket zinciri Iceland Foods Limited, “Iceland” kelimesini 7., 11, 16, 29, 30, 31, 32 ve 35. sınıflarda gıda ürünleri, elektrikli ürünler ve perakende mağaza hizmetleri de dahil olmak üzere çeşitli mal ve hizmetler için tescil ettirdi. İzlanda Dışişleri Bakanlığı, "Iceland”ın coğrafi bir kökeni belirttiği ve dolayısıyla tescil edilemeyeceği gerekçesiyle marka tescilinin iptali için EUIPO'ya başvuruda bulundu.

AB Ticari Marka Yönetmeliğinin 7(1)(g) maddesinde, bir marka “mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak bir işaret” olması halinde tescil edilemez hükmü yer alıyor.

İzlanda (ülke), ortalama tüketicinin, marka kapsamında satılan malların İzlanda'da üretildiklerini sanacağını ve bu nedenle “Iceland” markasının bu kısıtlamaya dahil olduğunu savundu. Ayrıca, İzlanda, "Iceland" kelimesinin tescilinin, İzlanda'lı şirketlerin ürettikleri ürünlerin coğrafi kökenlerini belirtmek istemeleri durumunda, marka veya ambalajlarında "Iceland" kelimesini kullanmalarına kısıtlama getireceğini ileri sürdü.

Süpermarket zinciri savunmasında, söz konusu ürünlerin ve hizmetlerin İzlanda ile ilgili olarak bilinmediklerini; bu nedenle, ortalama bir tüketicinin tescil edilen mal ve hizmetlerin İzlanda’dan kaynaklandığı algısına kapılmayacağını ileri sürdü.

Her ne kadar EUIPO’nun İptal Bölümü, İzlanda Dışişleri Bakanlığı tarafından sunulan kanıtların söz konusu malların İzlanda’dan Avrupa Ekonomik Alanına ihracatının önemini abarttığını kabul etse de, ortalama bir tüketicinin, ilgili malların İzlanda’dan geldiğine veya gelecekte İzlanda kökenli olacağına inanacağını varsaymanın makul olacağını kabul etti. Böyle bir varsayım, ‘Iceland” markasının coğrafi kökeni bakımından tanımlayıcı olmasını gerektirdiğinden, marka tescilinin iptali için yeterli bir neden olarak kabul edildi.

Süpermarket zinciri ayrıca 1970'lerdeki ilk kullanımından bu yana “Iceland” kelimesini kullanması ile ayırt edicilik kazandığını ve dolayısıyla tüketicilerin mal ve hizmetlerin İzlanda’dan kaynaklandığı yönünde bir algıya sahip olmayacaklarını ileri sürdü. Bu iddiasını desteklemek için, markanın AB genelinde yaygın bir üne sahip olduğuna dair kanıtlar sundu.

Bununla birlikte, kanıtları değerlendiren İptal Bölümü, Birleşik Krallık'ta markanın yeterli kullanım ve üne sahip olduğunu kabul ederken, süpermarket zincirinin markanın AB'nin diğer bölgelerinde ayırt edicilik kazandığını ispatlamada yetersiz kaldığını ifade etti. Yeterli bilinirliğin özellikle bir İngilizce kelime olan “Iceland”ın bir Avrupa ulusunun ismi olarak algılanması gereken ülkeler bakımından ispatlanmadığı ifade edildi. Örneğin, EUIPO, Malta, İsveç, Danimarka, Hollanda veya Finlandiya'da hiçbir marufiyet kanıtı ortaya koyulmadığını belirtti. Bu nedenle, EUIPO, süpermarketin AB’de ayırt edicilik kazanmışlık iddiasını reddetti ve tescilin geçersiz kılınması gerektiği sonucuna vardı.

Bu durum, bir coğrafi adın ticari marka olarak tescili ile ilgili bariz zorlukları vurgu yapması bakımından önem arz ediyor. Ayrıca, AB çapında bir markanın ayırt edicilik kazandığını ispat etmedeki zorlukları bir kez daha ortaya koyuyor.

Iceland Foods’un bir sonraki aşama olarak kararı temyize götürmek suretiyle marka tescil haklarını elinde tutma mücadelesine devam edeceği bekleniyor.
Share:

AB pazarında sahte ve korsan ürünler artıyor

limanda konteynırlar
Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından ortaklaşa yapılan en son çalışma sahte ve korsan ürünlerin uluslararası ticaretteki yıllık değerinin 2016 yılına kadarki dönemde 460 milyar avroya ulaştığını gösterdi.

"Sahte ve Korsan Malların Ticaretindeki Trendler" raporu geçen ay yayınlandı. Rapor 2016 yılına kadar Avrupa Birliği'ne sahte ve korsan ürünlerin ithallerinin 121 milyar avroya ulaştığını ortaya koydu. Bu tüm Avrupa Birliği ithalatının %6.8'ni temsil etmesi bakımından dikkat çekiyor. Yerel olarak üretilen ve tüketilen sahte ve korsan ürünler de dikkate alınırsa bu miktarın çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Gümrük'teki el koymalar sahte ve korsan ürünlerin ana kaynağının Çin ve Hong Kong olduğu, bunları BAE, Türkiye, Singapur, Tayland, Hindistan ve Malezya'nın takip ettiğini gösteriyor.

Diğer yandan, raporda "sahte ve korsan ürünler kompleks ticaret yollarını takip ediyor, bir dizi ara transit noktalarını istismar ediyorlar. Bu transit ekonomilerin birçoğu  uluslararası ticaretin önemli merkezleri olan serbest ticaret bölgeleridir" deniyor.

Rapor ayrıca yaklanmamak için sahte ürünlerin küçük miktarlarda, örneğin çoğunlukla posta ve ekspres posta hizmetleriyle, taşındığına vurgu yapıyor. 
Share:

AB, coğrafi işaretler için yeni bir veri tabanını kullanıma sundu

coğrafi işaretli ürünlerin yer aldığı bir sofra görüntüsü

Avrupa Birliği Komisyonu başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş coğrafi işaretlerin araştırılabileceği ve incelenebileceği “eAmbrosia” adlı yeni bir veri tabanını hizmete sunduğunu duyurdu.

eAmbrosia veri bankası AB’deki coğrafi işaretlere erişim için kolaylık sağlıyor, ayrıca coğrafi işaretlerin durumları (başvuru, yayım ve tescil) ve coğrafi işaretlerle korunan ürünler hakkında detaylı bilgi sağlıyor. 

Veri tabanının tam olarak hizmete sunumu üç aşamalı olacak:

  • 1 Nisan’dan itibaren şaraplar için coğrafi işaretler,
  • 2019 yazı döneminde alkollü içecekler için coğrafi işaretler; ve
  • 2019 sonunda tüm gıda ürünleri için coğrafi işaretler veri bankasında sunulacak.
AB’de coğrafi işaretlerle 3400’den fazla ürün korunuyor, kullanıma sunulan veri tabanı gıda ürünleri, şaraplar ve alkollü içecekler için coğrafi işaret almak isteyenlerin başvuru öncesinde araştırma yapmalarına olanak sağlayacak.

Veri tabanının ismi "Ambrosia" Yunan Mitolojisine dayanıyor. Ambrosia, Tanrıların yiyeceği ve içeceği ve genel olarak "sonsuz hayat" veren bal benzeri bir madde olarak tasvir ediliyor. Günümüzde de İngilizce dilinde "ölümsüzlük yemeği", "çok lezzetli yemek", "tadı ve kokusu güzel şey" anlamlarında kullanılıyor.
Share:

WIPO, marka görsellerine yönelik benzerlik araştırmalarında yapay zekayı kullanmaya başladı

yapay zeka marka araştırma görsel sunum - bir kuş resminin araştırma grafiği

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO), markalar arasındaki farklılıkların daha hızlı ve kolay belirlenmesini sağlayan yapay zeka (AI) tabanlı yeni bir görüntü arama teknolojisini kullanıma sundu.

Eski nesil görsel arama araçları, öncelikle markalardaki şekilleri ve renkleri belirleyerek markalardaki görsel benzerlikleri tespit ediyordu. WIPO'nun yeni AI tabanlı teknolojisi ise daha önce tescil edilmiş markalarla benzerlik araştırması yaparken örneğin bir görseldeki elma, kartal, ağaç, taç, araba, yıldız gibi kavram kombinasyonlarını tespit etmek için derin makine öğrenme tekniğinden yararlanıyor.

Yeni teknoloji potansiyel olarak benzer işaretler grubunun daha dar ve daha kesin sonuçlarını verirken, işletmelerin markalarını yeni pazarlara yayılmasına yönelik stratejilerinde daha fazla belirlilik sağlamasına yardımcı oluyor. Daha az incelenecek sonuç getirmesi, marka inceleme uzmanları, marka vekilleri ve paralegaller, endüstrideki uygulayıcılar ve araştırmacılar için iş gücünden tasarruf sağlıyor.

WIPO’nun yeni AI arama teknolojisi, Markaların Uluslararası Tescili için Madrid Sistemi’nden ve büyük marka hacmine sahip ülke marka ofislerinden derin sinir ağlarını ve figüratif unsurları sınıflandırma verilerini kullanıyor.

Yeni arama işlevi, projeye katılan ve figüratif unsurlar için sınıflandırma sistemi kullanmayanlar dâhil toplam 45 ülkenin marka ofisinin ulusal marka koleksiyonlarını kapsıyor. Bu 38 milyon ticari markanın temsili anlamına geliyor. WIPO periyodik olarak dünyanın dört bir yanından veri tabanlarına yeni koleksiyonlar ekliyor.

AI görsel benzerlik algoritması, kullanıcıların farklı arama kriteriyle araştırma yapmalarına olanak veriyor, örneğin kullanıcılar sonuç listesini belirli bir ülke veya ülkeler grubuyla veya mal ve hizmetlerin uluslararası sınıflandırma sistemi olan Nice Sınıflandırmasının bir veya daha fazla sınıfıyla sınırlandırabiliyorlar.

Karmaşık veya kompozit bir görsel gönderen kullanıcılar, daha alakalı sonuçlar elde etmek için, görselin ilgi duyulan bir noktasını yakınlaştırıp kırpmak için uygulama içinde yerleşik bir düzenleme aracı kullanabiliyorlar.

Tüm kullanıcılar AI arama teknolojisine WIPO’nun Global Marka Veritabanı üzerinden ücretsiz olarak erişebilecekler.
Share:

Avrupa Birliği Adalet Divanı "şekil" kavramına daha net bir yorum getirdi

Avrupa Birliği Adalet Divanı

Avrupa Birliği Adalet Divanı (“ABAD”), Avrupa Birliği Ticari Marka Direktifi'nin 7.1 e) iii) maddesinde ifade edilen mutlak ret nedenleri arasında gösterilen “şekil” kavramı hakkında önemli bir karara (“MANHATTAN tekstil desenleri” kararı) imza attı. Yüksek topuklu ayakkabı markası “Louboutin” “kırmızı tabanları” ile ilgili meşhur karardan sonra söz konusu karar  “şekil” ibaresinin yorumuna daha da netlik kazandırdı.

Dava konusu karar, döşemelik kumaş ve diğer dekoratif eşyalar yapan ve 2012’den beri Avrupa Birliği markası olarak tescilli “MANHATTAN” kumaş tasarımının sahibi İsveçli firma Svenskt Tenn ile İngiltere’de faaliyet gösteren iç tasarım için kumaşlar ve objeler yapan Textilis (sahibi Murat Keskin) adlı firması arasında yaşanan bir uyuşmazlığa ilişkin verildi.

MANHATTAN markası
Svenskt Tenn, MANHATTAN markasının 2 boyutlu tasarımının Textilis tarafından satışa sunulan çok benzer tekstil tasarımlarıyla ihlal edildiği gerekçesiyle İsveç’te ihtiyati tedbir talebinde bulundu. Buna karşın, Textilis, MANHATTAN ticari markasının Avrupa Birliği Ticari Marka Direktifi'nin 7 (1) (e) (iii) maddesi kapsamında hükümsüzlüğüne karar verilmesi için dava açtı.
Madde 7 (1) (e) (iii): Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.
İlk Derece Mahkemesi “MANHATTAN” ticari markasının ilgili madde anlamında bir şekil olmadığına hükmetti. Textilis, bu kararı kabul etmeyerek, İsveç Temyiz Mahkemesinde temyiz başvurusunda bulundu ve bir kumaş örneğinden oluşan bir işaretin bir marka olarak tescil edilemeyeceğini öne sürdü. Bu iddiasına, ilgili maddedeki “mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler” ifadesini gerekçe gösterdi.

İsveç Temyiz Mahkemesi ilgili maddeye açıklama getirmesi için Avrupa Birliği Adalet Divanı'na başvuruda bulundu.

ABAD kararında, “Ticari marka hukuku bağlamında, "şekil" terimi, Louboutin ayakkabıları ve kırmızı taban kararında olduğu gibi, genellikle söz konusu ürünü uzamsal olarak sınırlayan tüm çizgileri veya konturları ifade eder” görüşüne yer verildi. Divan kararının devamında şunlar yer verdi:
İtiraz edilen işaret, yalnızca ürünün şeklinden ibaret sayılamaz, zira tartışma konusu işaret, coğrafi haritaları temsil eden çizimlerin dış hatlarıyla oluşturulan şekilleri temsil etse de, gerçek şu ki, bu şekillerden ayrı olarak, söz konusu işaret hem ana hatların içinde ve hem de dışında yer alan “MANHATTAN” kelimesi gibi dekoratif öğeler içermektedir. Başka bir deyişle, her ne kadar işaret ürünlerle bütünleştirilmiş iki boyutlu dekoratif motiflerden oluşturulmuş olsa da, bunlar ürünün şeklinden ayırt edilebilmektedirler ve sonuç olarak Madde 7 (1) (e) (iii) 'deki istisna bunun için geçerli değildir.
Daha net olarak karar şu noktalara vurgu yapıyor:
  • Anlaşmazlık konusu bu işaret “sadece şekilden” oluşmamaktadır, zira “Manhattan” kelimesini açıkça vurgulayarak süreklilik gösteren dekoratif öğeler içermektedir.
  • Dekoratif iki boyutlu tasarımlardan oluşan bir işaretin, bu dekoratif tasarımlardan farklı bir kumaş veya kâğıt gibi eşyalarla bütünleştirilmesinin bu işaretin, malların şekli ile birleştiği anlamına gelmeyecektir.
Sonuç olarak, itiraz edilen işaretin sadece şekilden oluşmadığı Adalet Divanı tarafından teyit edilerek, şekillerin yorumlanmasına açıklık getirilmiş oldu.
Share:

WIPO, 2018 başvuru verilerini açıkladı: PCT başvuruları rekor düzeye ulaştı

WIPO Bayrağı

Patent İşbirliği Antlaşması (PCT) kapsamında yapılan uluslararası patent başvuru sayıları 2018’de rekor kırarak önceki yıla göre %3,9 artışla çeyrek milyonu (253.000) aştı. Madrid Sistemi kapsamında yapılan uluslararası marka başvuru sayıları ise %6,4 artışla 61,400 adet oldu. La Haye Sistemi kapsamında yapılan uluslararası tasarım başvuru sayıları ise %3,7 artarak 5,400 adet oldu. 

2018'de en fazla PCT patent başvurusunu ABD’li buluş sahipleri yaptı. ABD’li buluşçuları Çinli buluşçular takip etti; gelecek 2 yılda Çinli buluşçuların birinci sırada yer almaları bekleniyor.

WIPO Genel Directörü Francis Gurry, “WIPO aracılığıyla uluslararası patent başvurularının çoğunluğu Asya ülkelerince yapıldı, bu ekonomik olarak dinamik olan bu bölge için önemli bir kilometre taşıdır ve yenilikçi faaliyetlerin batıdan doğuya doğru tarihi olarak coğrafi kayışının altını çiziyor” dedi. 

Patentler (Patent İşbirliği Anlaşması – PCT)

2018'de en fazla PCT başvurusu yapanlar2018 yılında ABD merkezli başvuru sahipleri 56,142 PCT başvurusu yaptılar, ABD’yi Çin (53,345) ve Japonya (49,702) takip etti. Almanya 19,883 ve Kore Cumhuriyeti 17,014 başvuru sayısıyla sırasıyla dördüncü ve beşinci sırada yer aldı. 2018'de yapılan tüm PCT başvurularının yarısından fazlası Asya'dan geldi (% 50,5), Avrupa’nın payı %24,5 ve Kuzey Amerika’nın payı %23,1 oldu. Türkiye'den yapılan PCT başvuru sayısı ise 1,578 adet oldu (2017: 1,251 adet).

Çin merkezli telekom devi Huawei Technologies, 5,405 yayınlanmış rekor seviyede PCT başvurusu ile 2018’de ilk sırada yer aldı. Bunu Japonya’dan Mitsubishi Electric Corp. (2,812), ABD’den Intel Corp. (2,499), ABD’den Qualcomm Inc. (2,404) ve Çin’den ZTE Corp (2,080) takip etti. İlk 10 başvuru sahibi arasında Asya’dan 6, Avrupa’dan 2 ve ABD’den iki şirket yer aldı.

Kaliforniya Üniversitesi, 508 yayınlanmış başvurusuyla 2018'de PCT Sistemini en fazla kullanan eğitim kurumu oldu. Bunu Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (216), Shenzhen Üniversitesi (201), Güney Çin Teknoloji Üniversitesi (170) ve Harvard Üniversitesi (169) takip etti. 2018'de ilk kez ilk 10’da Çin üniversiteleri yer aldı; ilk 10’da ABD’den 5, Çin’den 4 ve Kore Cumhuriyeti’nden 1 üniversite yer aldı. 

Teknoloji alanları arasında, dijital iletişim (toplam içinde % 8,6 pay), bilgisayar teknolojilerini (toplam içinde % 8,1 pay) geçerek yayınlanan PCT başvurularında en büyük payı aldı. Bu iki alanı elektrik makineleri (% 7), tıbbi teknoloji (% 6,7) ve nakliye (% 4,6) takip etti. İlk 10 teknoloji arasında taşımacılık (% + 11,3), dijital iletişim (% + 10,1) ve yarı iletkenler (% + 9,8), 2018'de en yüksek büyüme oranı kaydeden teknolojiler oldular. 

Markalar (Madrid Sistemi)

2018'de en fazla Madrid Sistemi kapsamında uluslararası marka başvurusu yapanlarABD’li başvuru sahipleri, Uluslararası Marka Tescili için Madrid Sistemini kullanarak en fazla sayıda uluslararası ticari marka başvurusu (8,825) yaptılar. Bu ülkeyi Almanya (7.495), Çin (6.900), Fransa (4.490) ve İsviçre (3.364) takip etti. Türkiye'den yapılan uluslararası marka başvuru sayısı ise 1,437 adet oldu (2017: 1,304 adet).

İlk 15’de yer alan orijin ülkeler arasında, Kore Cumhuriyeti (% + 26,2), Japonya (% + 22,8), ABD (% + 11,9) ve Türkiye (% + 10,2) çift haneli büyüme kaydetti. 

İsviçre merkezli Novartis AG 174 başvuruyla en fazla başvuru yapan başvuru sahipleri listesinin başında yer aldı. Bu firmayı Fransa’dan L'Oréal (169), Almanya’dan Daimler AG (129), ABD’den Apple Inc. (87) ve Almanya’dan Henkel AG’si (86) sırasıyla izledi. İlk 10 başvuru sahibi arasında Avrupa’dan 6, Asya’dan 3 ve ABD’den 1 şirket yer aldı.

Uluslararası başvurularda en çok belirtilen alan %10.1 ile “bilgisayar ve elektronik” oldu, bunu %8 ile ticari hizmetler ve %6,7 ile teknoloji hizmetleri takip ediyor. İlk 10 sınıf arasında teknolojik hizmetler (% + 13.8) ve temizlik preparatları (% + 12.9) en hızlı büyümeyi kaydettiler. 

Endüstriyel Tasarımlar (La Haye Sistemi)

Uluslararası Endüstriyel Tasarım Tescili için Lahey Sistemi kapsamında yapılan başvuruların sayısı 2018’de% 3,7 oranında artış gösterdi. Toplam başvuru sayısı ise 5.404’e ulaştı. Türkiye'den yapılan uluslararası tasarım başvuru sayısı ise 110 adet oldu (2017: 128 adet).

Almanya merkezli başvuru sahipleri 3.964 tasarım sayısı ile uluslararası tasarım sisteminin en büyük kullanıcısı olmayı sürdürdü, ardından İsviçre (2.510), Kore Cumhuriyeti (1.547), Fransa (1.454) ve Hollanda (1.382) geldi. İlk 10’da yer alan orijin ülke arasında en fazla büyümeyi Hollanda (% + 71,3) ve Japonya (% + 52,6)  kaydetti.

Kore Cumhuriyeti'nden iki elektronik devi olan Samsung Electronics (762 tasarım) ve LG Electronics (668) uluslararası tasarım başvurularında ilk 2 sırada yer aldılar. Hollanda'dan Fonkel Meubelmarketing (490), ABD'den Procter & Gamble (488) ve Almanya'dan Volkswagen (369) üçüncü, dördüncü ve beşinci sırada yer aldılar.

Döşemelik (% 10,5) tüm uluslararası tasarım başvurularında en büyük payı alırken, bunu sırasıyla kayıt ve haberleşme cihazları (% 10,3) ve ulaşım araçları (% 7,6) takip etti.

İnteraktif grafik için tıklayınız.
Share:

Popüler Yayınlar

KATEGORİ

Etiketler

Son Yazılar

İLETİŞİM FORMU

Ad

E-posta *

Mesaj *