• This is default featured slide 1 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 2 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 3 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 4 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

  • This is default featured slide 5 title

    Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

Güney Kore yapay zeka tabanlı "WIPO Translate" çeviri teknolojisini kullanacak

Kore Geleneksel Renkli Balonları

Güney Kore, WIPO’nun patent dokümanlarının çevirisi için çığır-açan yapay zekâ tabanlı çeviri aracı “WIPO Translate” uygulamasını benimsiyor.

Kore Fikri Mülkiyet Ofisi (KIPO) ve WIPO, 23-25 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen “ICT Stratejileri ve IP Yönetimi için Yapay Zeka Üzerine Fikri Mülkiyet İdareleri Toplantısı” sırasında bir mutabakat anlaşması imzaladı.

Anlaşma uyarınca, KIPO, WIPO Translate sistemini patent başvuruları ve inceleme süreçleri ile entegre etmeye başlayacak. Böylece, Güney Kore WIPO’nun 191 üye ülkesi arasında WIPO Translate sistemini Korece patent dokümanlarının tercümesi için benimseyen ilk üye ülke oldu.

WIPO Translate, son derece teknik patent dokümanlarını, genel kullanımı daha yakından yansıtan bir tarzda ve sözdiziminde ikinci bir dile çevirmede en ileri teknoloji ürünü nöral makine çeviri teknolojisini kullanıyor. WIPO Translate eski teknolojilere dayanan patent çeviri araçları ile yapay zekâyı kullanan diğer web tabanlı ürünlere göre çok daha etkin çeviri üretiyor.

WIPO Translate, WIPO’nun Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) aracılığıyla dünya çapında uluslararası patent başvuruları yapmadan önce buluşçular tarafından araştırma amaçlı kullanılan 70 milyon kayıt içeren PATENTSCOPE patent araştırma uygulamasını daha da güçlendiriyor.

WIPO, tüm patent dokümanlarını PCT’nin resmi dillerinden (Arapça, Çince, Fransızca, Almanca, Japonca, Korece, Portekizce, Rusça ve İspanyolca)  İngilizceye veya tersi yönde çevirmek için bu yeni teknolojiyi geliştirdi.

Çok büyük hacimli patent metinleri ile özel olarak geliştirilen WIPO Translate programı buluşun özelliğine göre tercüme yapan “alan-farkında-teknik” (“domain-aware-technique” ) uygulamasını kullanıyor. Çeviri aracı Uluslararası Patent Sınıflandırmasından alınan 32 teknik alanı bünyesinde içeriyor. Bu şekilde çeviri sürecindeki belirsizliğin ortadan kalkmasına olanak sağlıyor. Teknoloji spesifik bir cümleyi çevirirken ilgili teknik alanı dikkate alıyor ve daha doğru çeviri üretiyor. Bu özelliği dolayısıyla WIPO Translate patent tercümelerinde benzersiz bir yere sahip.

Nöral makine çevirisi yüksek teknoloji niteliğinde. Daha önce çevrilmiş cümlelerden “öğrenen” büyük sinir ağ modellerine dayanıyor. Nöral makine çevirisinin özgünlüğü, önceki “cümle temelli” istatistiksel yöntemlerle karşılaştırıldığında, daha doğal bir sözcük düzeni üretmesinden ileri geliyor. Bu teknoloji özellikle Korece-İngilizce, Japonca-İngilizce veya Çince-İngilizce gibi uzak dil çiftlerinin çeviri kalitesinde önemli iyileştirmeler sağlıyor. Daha yakın dillerin (örneğin İngilizce-Fransızca) çevirisinde de bu yeni teknolojiden yararlanılarak daha kaliteli çeviri elde edilebiliyor.

WIPO Translate'i geliştirmek için WIPO, açık kaynaklı yazılım ve kütüphanelere dayalı kendi yazılımını oluşturdu ve büyük veri kümelerini işlemede kendi uzmanlığından yararlandı.

WIPO ayrıca, Birleşmiş Milletler Sekreterliği, BM ve Dünya Ticaret Örgütü'nün çeşitli uzman ajansları da dâhil olmak üzere bir dizi uluslararası organizasyona WIPO Translate teknolojisini kullandırıyor.
Share:

Çin ilaçlar için patent süresini uzatıyor

Çin Seddi


Çin’in ilaç patentleri için patent korumasını 20 yıldan 25 yıla uzatma imkânı sunacağı belirtiliyor. Çeşitli kaynaklar tarafından (Nikkei Asian ReviewEuropean Pharmaceutical ManufacturerRouse the Magazine) patent süresini uzatma kararının Çin Devlet Konseyi tarafından verildiği ifade ediliyor.

Söz konusu kararda patent süresinin uzatımına izin verilebilmesi için patent sahibinin Çin’de veya yurtdışında bir üretim lisansı için başvuruda bulunması şart koşuluyor. Patentli ürünün sadece Çin'e ithali halinde uzatma imkânı verilmiyor.

Patent koruması genel olarak 20 yıl olarak veriliyor ancak ilaç üreticileri bu zamanın çoğunu ruhsatlama gerekliliklerini karşılamak için klinik denemelerde geçirdiklerinden yeni ilaçların patent koruması altında satış süreleri düşüyor, bu da jenerik ilaç üreticilerinin lehine bir durum meydana getiriyor.

Japonya, ABD, Avrupa Birliği ve diğer ileri ekonomiler patentli ilaçlara 5 yıla kadar ek koruma imkânı veriyor; bu şekilde ilaç üreticilerinin araştırma ve geliştirmeye ayırdıkları yatırımları telafi etme imkânı sağlanıyor.

Çin’in patent süresindeki bu şekilde bir uzatmaya bugüne kadar ihtiyatlı baktığı söyleniyor. Pekin yönetimi böyle bir uzatmanın uzun vadede Çinli yerli üreticileri pazar dışında tutacak olması nedeniyle yabancı ilaç üreticilerinin menfaatine olacağını inanıyordu.

Bu ani uzatma kararının Çin’in ABD ile son dönemde yaşadığı ticari sürtüşmeyi hafifletmeye yönelik olduğu ifade ediliyor. Yabancı ilaç üreticilerine daha fazla koruma sağlanarak ticari uygulamalardaki açığın kapatılması ve böylelikle Çin’e daha fazla ABD ihracatının önünün açılabileceği belirtiliyor.

Çin'in ilaç pazarı ABD’den sonra ikinci sırada yer alıyor ve 120 milyar dolardan fazla bir hacme sahip. Çin geçen yıl 55 milyar dolar değerinde ilaç ithal etti ve bu rakamların nüfus yaşlandıkça büyümesi bekleniyor.
Share:

Lionel Messi marka tescil davasını kazandı

Lionel Messi Barselona forması ile gol sevinci yaşarken

Arjantinli ünlü futbolcu Lionel Andrès Messi, AB Genel Mahkemesinde açtığı marka davasını kazandı.

Davaya giden yol Messi'nin Avrupa Fikri Mülkiyet Ofisinde (EUIPO) "giysiler, ayakkabılar, bisiklet kaskları, koruyucu giysiler ve eldivenler" ürün grubunda adını tescil ettirmek istemesiyle başlamıştı. 

Messi'nin marka başvurusuna İspanyol bisiklet vitesi üreticisi JM-EV e hijos “MASSI” markasını gerekçe göstererek 2011 yılında EUIPO'da itiraz etmişti.

EUIPO İtiraz Bölümü “MESSI” ve “MASSI” işaretlerinin benzerliğine ve malların benzerliğine ve özdeşliğine dayanarak başvuruyu reddetmişti. Messi, bu ilk karara karşı EUIPO Temyiz Kurulunda itirazda bulunmuş ancak temyizi 2014'te reddedilmişti.

Temyiz Kurulu kararında şu görüşlere yer vermişti: 
  • Görsel ve fonetik olarak neredeyse özdeş olan iki markanın baskın unsurları arasındaki benzerlik nedeniyle karıştırma ihtimali bulunmaktadır.
  • Messi'nin ününe bağlı olarak ortaya çıkan kavramsal farklılıklar göz önüne alındığında, bu farklılaşma sadece futbol ve spor severler tarafından algılanabilecektir. Diğer bir deyişle, halkın bütünü tarafından karıştırma riski bulunmamaktadır.
Messi, Avrupa Birliği Genel Mahkemesinde dava açarak bu kararın iptalini talep etti.

Genel Mahkeme yapmış olduğu değerlendirmede EUIPO Temyiz Kurulundan farklı bir görüş ortay koydu.

Mahkeme yargıçları, Temyiz Kurulunun işaretlerin görsel ve fonetik benzerliğine ilişkin bulgularını sorgulamayarak kavramsal benzerlik üzerinde durdu ve kararında şu görüşlere yer verdi:
  • Messi halkın büyük çoğunluğu tarafından iyi bilinen bir kişidir. Sporla ilgili (sadece futbolla ilgili değil) giyim ve aksesuar satın alırken, “makul derecede iyi bilgilendirilmiş ve makul derecede dikkatli ve tedbirli” ortalama tüketici, “MESSI” işaretini sadece ünlü futbolcuyla ilişkilendirebilir.
  • Bütün halkın Messi’nin kariyeri ve başarıları ile ilgili ayrıntıları bilmeyeceği doğru olsa da, halkın bir kısmının Messi’yi hiç duymaması veya kim olduğunu bilmemesi çok düşük bir olasılıktır.
Genel Mahkeme Messi’nin ününü de belgelerle kanıtlanmasına gerek olmadığını ifade etti (EUIPO nezdinde yapılan idari işlemler sırasında zamanında yeterince belgesel kanıt sunulmamıştı). Mahkemeye göre, Messi'nin adı o derece iyi bilinmektedir ki, daha fazla kanıt sunmaya gerek bulunmamaktadır.

Karar ayrıca “Messi'nin ünüyle bağlantılı olarak işaretler arasındaki kavramsal farklılıklar o derece çarpıcıdır ki, bu kavramsal farklılıklar söz konusu işaretler arasındaki görsel ve fonetik benzerlikleri etkisiz hale getirmektedir” dendi.

Tüm değerlendirmeler ışığında, Mahkeme Temyiz Kurulunun karıştırma ihtimali olduğu kanaatinin hatalı olduğunu teyit ederek, EUIPO'nun kararını iptal etti.

Dava tarafı İspanyol şirket JM-EV e hijos, AB Adalet Divanında bu kararı iki ay içerisinde temyiz edebilir.
Share:

İngiltere, Birleşik Patent Mahkemesi Anlaşmasını onayladı

İngiltere Parlamentosu, Londra

İngiltere, patent uyuşmazlıklarını tek bir yargı karar ile çözüme kavuşturma imkanı sunacak Birleşik Patent Mahkemesi Anlaşmasını (Unified Patent Court Agreement) 28 Nisan 2018 tarihinde onayladı.

İngiltere, Şubat 2013'te Birleşik Patent Mahkemesi (UPC) Anlaşmasına imza atmış, Kasım 2016'da anlaşmayı onaylama niyetini ortaya koymuştu. Anlaşmayı onaylaması sürpriz olarak görülüyor, zira İngiltere’nin “Brexit” olarak adlandırılan Avrupa Birliğinden ayrılma kararı sonrasında, UPC rejiminde yer almayacağı tahmin ediliyordu.

İngiltere’nin onaylamasıyla patentler için uluslararası mahkemenin kurulmasına bir adım daha yaklaşıldı.

UPC Anlaşması uluslararası bir anlaşma niteliğini taşıyor, bu bakımdan Mahkeme bir Avrupa Birliği Mahkemesi değil, Uluslararası Mahkeme olarak kabul ediliyor.

UPC, Avrupa patentleri ve birleşik etkiye sahip Avrupa patentleri (European patents with unitary effect) ile ilgili uyuşmazlıklarda yargı yetkisine sahip olacak. Mahkeme sınır aşan patent uyuşmazlıklarında (patent hükümsüzlüğü, patente tecavüz vs.) kararlar verebilecek ve ihtiyati tedbirler uygulayabilecek. Ancak kararlar yalnızca UPC Anlaşmasını onaylayan ülkelerde etkili olacak. Patent sahiplerinin artık AB’nin her bir ülkesinde ayrı ayrı dava açması gerekmeyeceğinden patent anlaşmazlıkları için daha hızlı ve daha ucuz bir çözüm imkânı sağlanacak.

Anlaşmaya göre Mahkemenin hayata geçirilmesi için Avrupa Birliğine üye 13 devletin parlamentolarının anlaşmayı onaylaması gerekiyor. Bu onaylayan devletler arasında İngiltere, Almanya ve Fransa’nın mutlaka olması şart koşuluyor. Anlaşmayı hali hazırda Fransa dahil 16 ülke (Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, İtalya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda, Portekiz ve İsveç) onaylamış durumda. İngiltere’nin onayı sonrasında Mahkemenin teşkili için tek engel Almanya’daki onay süreci kaldı.

Almanya’nın onayı, onaylama yasasına karşı Alman Federal Anayasa Mahkemesinde (Bundesverfassungsgericht) anayasal bir itiraz nedeniyle ertelenmişti. İtirazın bu sene Federal Mahkeme tarafından ele alınması bekleniyor. Federal Mahkeme, onaylama yasasının Almanya'nın anayasal şartlarını yeterince karşıladığını tespit edene kadar UPC beklemede kalacak.
Share:

AB Genel Mahkemesi, Şölen Çikolata'nın açtığı marka karar iptal davasını reddetti

Şölen Ozmo
AB Genel Mahkemesi, Şölen Çikolata'nın Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi'nin (EUIPO) "BOBO cornet" markasını tescil kararına karşı açtığı davayı reddetti.

Şölen, 12 Şubat 2014 tarihinde Bulgaristan'da yerleşik Bayan Elka Zaharieva tarafından 29, 30 ve 32. sınıflarda başvurusu yapılan "BOBO cornet + tavşan figürü" ibareli marka başvurusuna karşı "OZMO cornet" markasına benzer olduğu gerekçesi ile itiraz etmişti.

Şölen, 10 Temmuz 2012 başvuru tarihli, “1148957” numaralı “OZMO cornet” ibareli 30. sınıfta tescilli uluslararası markasını gerekçe göstererek söz konusu markaya EUIPO'de itiraz etmişti. EUIPO, Şölen’in itirazını markaların benzer olmadığı gerekçesi ile 11 Mart 2015 tarihinde reddetmişti.

Bu kararı takiben, Şölen 11 Mayıs 2015 tarihinde kararı EUIPO'nun Temyiz Kurulu’nda  temyize götürmüştü. Temyiz Kurulu Şölen’in temyiz başvurusunu ret ederek EUIPO'nun kararının doğruluğunu onaylamıştı. 20 Temmuz 2016 tarihinde vermiş olduğu kararında Kurul özet olarak aşağıdaki görüşlere yer vermişti:
  • Bir markanın hem figüratif hem de kelime unsurlarından oluşması halinde, her zaman baskın unsurun kelime unsuru olduğu otomatikman kabul görmez. Bu nedenle, hem figüratif hem de kelime unsurları içeren bir işaret söz konusu olduğunda, figüratif unsur, markanın bütünlüğünde kelime unsurlarına eşdeğer ve hatta daha önemli bir yere sahip olabilir.
  • İki işaretin tek ortak noktası olan “cornet” kelimesidir, “bobo” ve “ozmo” kelimelerinin aynı sesli ifadeyi paylaşması onları benzer kılmamaktadır, aksine, itiraz konusu markadaki göze çarpan tavşan karakterinin bir eşdeğeri itraza gerekçe gösterilen uluslararası tescilde bulunmamaktadır. Tavşan unsurunun markanın yarısından fazlasını kaplaması nedeniyle  markanın ortaya koyduğu genel izlenim bağlamında ihmal edilebilir değildir, aksine, tüketiciler tarafından algılanan görsel imgeye hakim bir pozisyondadır. Sonuç olarak başvurusu yapılan marka üzerindeki figüratif öğelerin baskın olması - özellikle tavşanın mevcudiyeti -  ve itiraza gerekçe gösterilen markada söz konusu figüratif unsurların yokluğu, işaretlerin görsel olarak farklı olduğu sonucuna varılmasını gerektirmiştir.
  • Söz konusu işaretlerin fonetik karşılaştırması ile ilgili olarak, Temyiz Kurulu, bu markaların ilk unsurları olan “ozmo” ve “bobo” kelimelerinin genel görsel ve fonetik izlenim üzerinde ortak unusurları olan "cornet” ibaresinden daha fazla etkiye sahip olacağı kanaatine varmıştır. 'Bobo' ve 'ozmo' kelimelerinin ilk hecelerinin farklı olması, yani 'bo' ve 'oz' nedeniyle, markalar açıkça farklı seslerle telaffuz edilmektedirler. Dolayısıyla, Temyiz Kurulu işaretlerin fonetik açıdan orta düzeyin altında benzerliğe sahip olduklarını düşünmektedir.
Şölen, Temyiz Kurulunun benzerlik konusunda yeterli değerlendirme yapmadığı, değerlendirmesinde özellikle ilgili ürünleri dikkate almadığı ve gereken özeni (duty of diligence) göstermediği gerekçeleri ile kararın iptali için AB Genel Mahkemesinde dava yoluna gitti.

AB Genel Mahkemesi Temyiz Kurulu’nun tüm değerlendirmelerini yerinde bulduğunu ve ayrıca gereken özen yükümlülüğünü usulünce yerine getirdiğini ifade ederek davayı ret etti. AB Genel Mahkemesi özet olarak kararında aşağıdaki görüşlere yer verdi (Dava No. T‑648/16):
  • Söz konusu işaretlerin görsel ve kavramsal olarak birbirinden farklı olduğunu ve sadece düşük derecede fonetik benzerlik sergilediği kanaatinde olan EUIPO Temyiz Kurulu kararında hata yapmamıştır.
  • İtiraz konusu markada korneti tutan tavşanın baskın karakteri ışığında, 'ozmo' ve 'bobo' kelimeleri arasındaki görsel ve fonetik fark ve "cornet" kelimesinin tanımlıyıcı olması bakımından ikincil karakteri dikkate alındığında, Temyiz Kurulu'nun markalar arasında benzerlik olmadığı görüşü doğrudur.
  • Söz konusu işaretler arasında, ortak unsur olan 'cornet' nedeni ile var olabilecek düşük benzerlik derecesine rağmen, işaretler arasındaki farklılaşan unsurlar, söz konusu malların ticari menşei olarak ilgili halkın yanlış yönlendirilmesine yol açmayacaktır.
Bu karar sonrasında Şölen istemesi halinde davayı bir üst mahkeme olan Avrupa Birliği Adalet Divanına götürebilir.

Şölen'in Elka Zaharieva ile olan fikri haklar konusunda ihtilafı sadece marka ile sınırlı değil. Şölen, Elka Zaharieva'nın EUIPO'da tescil ettirdiği iki tasarımın (aşağıda) iptali için de eylemde bulunmuştu.

Şölen, davada bu tasarımların "ozmo markalı kornetine ve kornetin sunulduğu pakete" benzer olduğunu ve bu nedenle yeni olmadıklarını iddia etmişti.

EUIPO ve EUIPO Temyiz Kurulu'nda her ne kadar aleyhine kararlar çıksa da, AB Genel Mahkemesi geçen Şubat ayında Şölen lehinde karar vererek tasarımların hükümsüzlüğüne karar verdi (Dava No. T794/16 ve Dava No. T-648/16).
Share:

Nestlé "KitKat şekli" üzerindeki marka tescil haklarını kaybetmek üzere

Nestle KitKat Çikolatalı Gofret

İsviçreli gıda devi Nestlé, 2006 yılında KitKat çikolatalı gofretinin üç-boyutlu şeklini (Kitkat 4 finger) Avrupa Birliği’nde tescil ettirdi.  Ancak o tarihten sonra şimdi Mondelez firması tarafından sahip olunan İngiliz Cardbury ile yasal mücadeleye girdi.

En son dönemeçte, Avrupa Adalet Divanı Genel Savıcısı Melchior Wathelet, Nestlé ve KitKat üç-boyutlu şekil markası aleyhinedeki alt mahkeme (AB Genel Mahkemesi) kararını destekler yönde Divanın karar vermesini tavsiye etti.

Alt mahkeme dört çubuklu KitKat çikolatalı gofretin şeklinin Avrupa çapında halk tarafından tanınırlılığının yeterli düzeyde olmadığını ve bu nedenle 2006 yılında verilen AB marka tescili için gereken yeterliliğe haiz olmadığı kararını vermişti.

Genel Savcı, Nestlé'nin ticari markasının ayırt edicilik elde etmiş olduğunu ve alt mahkemenin bulgularının “açıkça kabul edilemez” olduğunu gösteren “yeterli” kanıt sunamadığını ileri sürdü. Nestlé KitKat şeklinin sadece Danimarka, Almanya, İspanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Avusturya, Finlandiya, İsveç ve İngiltere’de tanınmış olduğunu kanıtlayabilmiş ancak diğer dört ülkede (Belçika, İrlanda, Yunanistan ve Portekiz) tanınmış olduğunu kanıtlayamamıştı.

Her ne kadar bu Savcının görüşü olsa da, Adalet Divanı yargıçlarının verilen tavsiyeler ile uyumlu olarak genelde karar verdikleri ifade ediliyor. Nestlé'nin KitKat ticari marka tescilini elde tutup tutamayacağı Adalet Divanı tarafından verilecek karar ile belli olacak.

Nestlé, 2002 yılında dört çubuklu ürünlerine yönelik marka tescili elde etmek için Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi'ne başvuruda bulunmuş, yapılan değerlendirmede ürün şeklinin kullanım yoluyla 10 Avrupa ülkesinde ayırt edicilik kazandığına karar verilmiş ve marka başvurusu tescil edilmişti.

Bununla beraber, açılan dava sonucunda AB Genel Mahkemesi, AB üyesi diğer dört ülkedeki (Belçika, İrlanda, Yunanistan ve Portekiz) ilgili halk kitlesinin söz konusu çikolatalı gofretin dört çubuklu şekli üzerindeki algısının değerlendirmeye alınmadan tescil kararı verilmesinin doğru olmadığına karar vermiş ve davayı kabul etmişti.

Nestlé ve Cadbury ikonik “Dairy Milk”in mor rengi dâhil bir dizi yasal mücadeleye girmişti. Cadbury’nin 2004 yılında Pantone 2685C mor rengi kodu ile yapmış olduğu marka başvurusu 2013 yılında İngiltere Temyiz Mahkemesi tarafından Nestlé tarafından yapılan itiraz üzerine reddedilmişti.
Share:

Gucci ve Guess 9 yıldır süren marka ihtilafını sonlandırmak için anlaştılar

Gucci Marka Çanta

Gucci ve Guess, Gucci'nin ikonik "G" markası üzerinde 9 yıldır devam eden global düzeydeki davaların sonlandırılması için anlaşmaya vardılar.

Yapılan ortak bir açıklamada “Anlaşma tarafların fikri mülkiyet portföylerinin ve tasarımlarının özgünlüğünün korunmasının ehemmiyetini tanımada her iki şirket için önemli bir adımdır” dendi. Anlaşmanın şartları açıklanmadı.

Global düzeydeki yasal savaş lüks marka Gucci’nin Guess’i “çok büyük bir marka tecavüzü suçu işlemekle” suçlaması ile başlamıştı.


Gucci, 2009 yılında Guess markasının aksesuarlarının çoğunda özellikle Gucci'nin ikonik “G” baskı markalarını kullanarak ihlal ettiği iddiasıyla New York'taki federal mahkemede Guess'e karşı dava açmıştı.

Gucci, davada başarılı oldu ve hâkim Guess’in dört tartışmalı tasarımdan üçünü kullanmasına karşı kalıcı tedbir kararı aldı. Bununla birlikte, davada hâkim sadece 450,000 dolarlık tazminat ödenmesine karar verdi. Gucci 221 milyon dolarlık tazminat ödenmesi beklentisi içerisindeydi.

Bu tedbir kararını takiben Gucci olayı küresel düzeye taşıdı ve İtalya, Avustralya, Çin ve Fransa'da aynı gerekçelerle Guess'e karşı dava açtı ve sonrasında Avrupa Birliği mahkemelerinde davaya dönüşecek Avrupa Birliği (“AB”) Fikri Mülkiyet Ofisinde idari işlem başlattı.

AB Genel Mahkemesi ve Milan ve Paris'teki yargı kararları Guess’in lehinde olurken, Çin’deki yargı kararı Gucci’nin lehinde oldu. Ayrıca, Avustralya’daki mahkeme de Gucci lehine karar verdi.
Share:

Popüler Yayınlar

KATEGORİ

Etiketler

Son Yazılar

İLETİŞİM FORMU

Ad

E-posta *

Mesaj *